Seçim sonrası bir laf etti günlerce konuşuldu. AK Parti'ye oy verenleri celladına aşık kurbanlar olarak gören Kılıçdaroğlu, konuyla ilgili bir kez daha konuştu. Meğer ortalığı yıkan o sendrom arkadaşlar arasında 'şaka olsun' diye söylenmiş. Sendromu ortaya atan kişinin ismini vermedi.
Kılıçdaroğlu Zaman gazetesinden Nuriye Akman'a konuştu. İkili arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Akman'ın terleten sorularına Kılıçdaroğlu böyle cevap verdi.
KİM SÖYLEDİ?
-Gelelim Stockholm sendromuna. Önce haber çıktı, tekzip etmediniz. Daha sonra size soruldu. "Ben Ak Parti'ye oy veren herkes için söylemedim bunu. Ama bu konu konuşuldu MYK'da" dediniz.
-MYK'da görüşülüyor. Partinin seçimle ilgili stratejileri, artıları, eksileri vesaire. Stockholm sendromu da biraz mizah, biraz şaka ile karışık konuşuldu.
-Kim söyledi?
-Onu söylemek istemiyorum.
-Sencer Ayata mı?
-Hayır. Çünkü bir kişi değil. Oturduk sohbet ettik.
-Peki, her kimse ilk söyleyen, ona "Ya sen ne diyorsun! Stockholm sendromu diye bana anlattığınız, halkı aşağılamaktan başka bir şey değil. Sakın ha bunu ağzınıza almayın!" demediniz mi?
-Az önce de söyledim. Biraz da mizahla karışık konuşuldu diye. Yoksa çok ciddiye aldığımız, bir gerekçe olarak düşündüğümüz bir olay değildi. Zaten Akşam'daki haber tam okunsaydı bunun böyle olduğu görülecekti. Mizah unsuru olarak biraz da gülerek, espri ile ifade edilen bir şey.
-Ama bu çok vahim! Hiç mizah olacak bir şey değil. İnsanlara aptal denmiş olmuyor mu?
-Hayır asla. Stockholm sendromu bilimsel bir olaydır.
-Bir çeşit ruh hastalığı olarak kabul ediliyor bilimsel olarak.
-Hayır hayır. Asla öyle düşünmeyin. Bunu gidin sosyologlara sorun. Ne derler bilmiyorum. Ama bunu getirip de efendim CHP bu gerekçe ile oy alamadı gibi bir şeye bağlamak doğru değil. O sadece bir grup gazetecinin bilinçli olarak ha bir şey bulduk, bunun üzerine atlayalım diye CHP'yi eleştirdiği bir şey. Öyle bir şey olsaydı biz niye kalkacağız da Allah aşkına dünyanın parasını verelim de dışarıdan bağımsız bir kuruluş gelip bizim seçim stratejimizi değerlendirsin diyelim.
-Ak Partiye oy verenleri siz akılsız olarak değerlendirmiyor musunuz?
-Hayır, niye öyle diyeceğiz. Niye oy veren insanı akıllı ve akılsız diye ayırıyoruz? Beni burada rahatsız eden şu. Her MYK toplantısında espriler yapılır. Pek çok şey konuşulur. Bunların dışarıya taşması doğru değil.
-O sizi ilgilendiren bir şey. Medya açısından bu sendrom tartışmasından bir şeyler öğrenmiş olduk. Çünkü hep biliyorsunuz bidon kafalı denir halka, göbeğini kaşıyan adam diye aşağılanır halk. CHP zihniyetiyle ilgili böyle bir algı var.
-Bir dakika. Algıyı yaratan kim?
-CHP'liler.
-Hangi CHP'li kalktı da bidon kafalı dedi. Bir yazar kalktı böyle yazdı diye onu bütün CHP'ye mal etmek doğru mudur?
-İyi ama eski CHP de aynı kafada değil miydi? Siz şimdi onu aşmaya çalışmıyor musunuz? Halka böyle tepeden bakma yok muydu?
-E niye kırmaya çalışıyoruz bunu? Halkın içine niye daha fazla gitmeye çalışıyoruz? Niye gidip kahvede oturmaya çalışıyoruz? Niye adımıza Yeni CHP diyoruz? Bunun için diyoruz. Halkın iradesine biz saygı göstereceğiz. Demokrasi budur. Halk niye bize oy vermedi? Onun gerekçesi halkı suçlamak değil. Niye oy vermedi, oturacağız biz kendimiz düşüneceğiz.
-Aziz Nesin'in o meşhur lafını nasıl değerlendirirsiniz? Hani demişti ya, Türk halkının yüzde 60'ı aptaldır diye.
-Kimseyi birey olarak, halk olarak aptal yerine koymak doğru değildir. Bakın halkı küçümseyen kim biliyor musunuz? Al ananı da git diyen. Niye ona kimse sen halkı küçümsüyorsun demedi. Tarım bakanı çıktı gözünüzü kara toprak doyursun dedi. Halkı küçümseyen kim?