HaberSinerji.Com - Güncel Haberler - Son Durum Haberler
Önceki Önceki
L - M -N Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

L - M -N Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

  Bu Haber 02.01.2010 03:37:57 Eklenmiştir. 2623 Kez Okunmuştur.
L - M -N Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları L - M -N Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları

  



İsim Anlamı Kökeni
Lacerem 1. Şüphesiz. 2. Besbelli, elbette. Arapça
Laden 1. Lâdengillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, Farsça
Lahika (bkz. Lahik). Arapça
Lahza 1. Bir bakış, bir göz atma. 2. Göz kırpacak kadar zaman an. 3. Bir kez göz kırpma. Arapça
Lajverdi 1. Lacivert. 2. Koyu mavi değerli bir süs taşı. Farsça
Lal Dili tutulmuş, konuşamaz hâle gelmiş, dilsiz. Türkçe
Lale 1. Zambakgillerden, uzun yapraklı, güzel ve çeşitli renklerde çiçekli soğanlı bir bit Farsça
Lalefam Lale renginde. Farsça
Lalegül Türk musikisinde bir makam. Farsça
Lalegun Lale renginde. Farsça
Laleruh 1. Lale yanaklı, yanağı lale gibi kırmızı olan. 2. Türk müziğinde mürekkeb bir makam. Farsça
Lalever Lale veren anlamını taşır. Lale adı ve vermek fiilinden türemiştir. Türkçe
Laleveş Lale gibi. Farsça
Lalezar Lalelik, lale yetişen yer, lale bahçesi. Farsça
Lamia (bkz. Lami). Arapça
Lamiha (bkz, Lamih). Arapça
Lamis El ile tutup yoklayan. Dokunan. Temas eden. Arapça
Lane Yuva, ev, aşiyan. Farsça
Lara Su perisi Avrupa
Latife Güldürecek, tuhaf ve güzel söz ve hikaye şaka. Arapça
Latime Misk, güzel koku. Arapça
Lavanta Lavanta çiçeğinden elde edilen güzel koku. İtalyanca
Lavin Çığ, heyelan. İsveççe
Lavinya Bir tür çiçek. Anlamı konusunda farklı düşünüyorsanız bizimle iletişime geçebilirs Bilinmiyor
Layiha 1. Düşünülen bir şeyin yazı haline getirilmesi. 2. Tasarı. Arapça
Lazıme (bkz. Lazım). Arapça
Leal İnciler. Arapça
Lebabe Akıl sahibi olma. Arapça
Lebibe (bkz. Lebib). Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Lebuda Hz. Adem’ in ikinci kızının adı. Arapça
Leman Parlama, parıltı. Arapça
Lemeat Parıltılar. Arapça
Lemehat Bir defa bakışlar, bir göz atışlar. Arapça
Lemide Parlak, parıldayan Arapça
Lena Bizim için , bizden biri ve insan anlamlarina geliyor. Arapça
Lerzan Titrek, titreyen. Farsça
Lerzende Titreyen, titrek. Farsça
Letafet 1. Latiflik, hoşluk. 2. Güzellik. 3. Nezaket. 4. Yumuşaklık. Arapça
Levziyye 1. (bkz. Levzi). 2. Badem erik, kayısı vişne, kiraz ve benzer meyvelerin içinde anıld Arapça
Leyal Geceler. Arapça
Leyan Parlayan, parlayıcı, konforlu, lüks hayat. Farsça
Leyfunnur Geceyi aydınlatan nur, ışık. Arapça
Leyla 1. Çok karanlık gece. 2. Arabi ayların son gecesi. 3. Leyla ile Mecnun hikayesinin ka Arapça
Leylak 1. Zeytingillerden hoş kokulu salkım şeklinde mor ve beyaz renklerde çiçek açan bir b Arapça
Leylan Serap, yalgın. Kürtçe
Leylifer Gece ışığı. Arapça
Leylim Leyli : Osmanlıca bir kelimedir ve gece anlamındadır. Leylim anlam farklılaşması ile OSMANLICA
Leys 1. Yokluk. 2. Arslan, esed, haydar, gazanfer, şir. Arapça
Leyuze Bulunamayan çiçek Arapça
Lila Eflatun. Vişneçürüğü leylak rengi. Türkçe
Lina Kuran’da da geçen Lina ’nın anlamı hurma fidesi demektir. Arapça
Linda İspanyolcada ’’güzel’’ anlamına geliyor. İspanyolca
Liya Sabrın en güzeli Arapça
Liyakat 1. Layık olan,değerlilik, yararlılık. 2. İktidar, hüner, fazilet. Arapça
Liyan 1 . (Mülâyene) Mülayemetle, yumuşaklıkla muamele etmek 2 . Yabanî ormanlarda yetişen Türkçe
Lizge Çiçek tomurcuğu. Bu ismin hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz bi Kürtçe
Lorin Aydınlık. Kürtçe
Lübbetülayn Göz bebeği. Arapça
Lulubar İnci yağmuru. Arapça
Lütfiye (bkz. Lütfı). Arapça
Macide (bkz. Macid). Arapça
Mağfiret Allah'ın kullarının günahlarını bağışlaması, örtmesi. Arapça
Mağres Fidan bahçesi, fidanlık. Osmanlıca
Mahbube Muhabbet olunmuş, sevilmiş, sevilen. (bkz. Mahbub). Arapça
Mahfer Ay aydınlığı, ay ışığı. Farsça
Mahinev Yeni ay, ayça, hilal. Farsça
Mahinur 1. Ayın nuru, ışığı. 2. Ay yüzlü güzel. Farsça
Mahire (bkz. Mahir). Arapça
Mahizan Mahi + Zan ’ın birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Mahi : Yok eden, mahveden, pe Farsça
Mahizar İnleyen ay. Farsça
Mahizer San, altın renginde ay. Farsça
Mahmude Bingör otu, sakmunya. Arapça
Mahmure -(bkz. Mahmur). Arapça
Mahpare Ay parçası, çok güzel kadın. Farsça
Mahperi Ay gibi peri kadar güzel. Farsça
Mahperver Mehtap. Farsça
Mahpeyker 1. Yüzü ay gibi parlak, güzel, nurlu. 2. Kösem Sultan'ın adı. Farsça
Mahra 1. Elverişli, uygun şey. 2. Değerli kimse. Arapça
Mahru Ay yüzlü, yüzü ay gibi olan güzel. Farsça
İsim Anlamı Kökeni
Mahsune Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş. Arapça
Mahter Yeni ay, ayça, hilal. Farsça
Maide 1. Üzerinde yemek bulunan sofra. Yemek, şölen. 2. Kur'an-ı Kerim'in 5. suresinin adı. Arapça
Maile (bkz. Mail). Arapça
Makbule (bkz. Makbul). Arapça
Maksude (bkz. Maksud). Arapça
Maksume (bkz. Maksum). Arapça
Maksure (bkz. Maksur). Arapça
Makule (bkz. Makul). Arapça
Malike (bkz. Malik). 1. Mal sahibi olan kadın. 2. Peri, su perisi. Arapça
Manolya Manolyagillerden. Beyaz renkli ve güzel kokulu çiçekleri olan, süs bitkisi olarak yet Fransızca
Mansure (bkz. Mansur). Arapça
Manzure (bkz. Manzur). Arapça
Maral Dişi geyik, ceylan, karaca. Türkçe
Marifet 1. Herkesin yapamadığı ustalık, herşeyde görülmeyen hususiyet, ustalıkla yapılmış ola Arapça
Mariye Şen'un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mu Arapça
Marufe (bkz. Maruf). Arapça
Maşuka (bkz. Maşuk). Arapça
Masume (bkz. Masum). İmamiye mezhebinde günahsız sayılan ehl-i beyt mensubu. Arapça
Masune (bkz. Masun). Arapça
Matlube (bkz. Matvlub). Arapça
Matuke (bkz. Matuk). Arapça
Maviye Suya ait. Arapça
Maye 1. Maya, asıl ve gerekli madde. 2. Para, mal. İktidar güç. 3. Bilgi. Farsça
Mazi geçmiş zaman Türkçe
Mebhure (bkz. Mebhur). Arapça
Mebruke (bkz. Mebruk). Arapça
Mebrure (bkz. Mebrur). Arapça
Mebsude (bkz. Mebsut). Arapça
Mebşure Yüzü beyaz, gösterişli güzel kadın. Arapça
Mecdide Rızkı bol, nasibi açık, bahtiyar. Arapça
Mecide Büyük ulu. Şan ve şeref sahibi. Arapça
Medide (bkz. Medid). Arapça
Mediha (bkz. Medih). Arapça
Medine Arabistan'da bir şehir. Hz. Peygamberin kabrinin bulunduğu şehir. Hacıların Mekke'den Arapça
Mefharet İftihar duyma, övünme. Arapça
Mefkure Ülkü, ideal. Arapça
Mefruza (bkz. Mefruz). Arapça
Meftuha (bkz. Meftah). Arapça
Meftune (bkz. Meftun). Arapça
Mehdiye (bkz. Mehdi). Arapça
Mehir Ay. Farsça
Mehlika Ay yüzlü güzel. Farsça
Mehpare Ay parçası, çok güzel. Farsça
Mehre Hind okyanusu sahili ile Hadramut arasında bir ülke. Türkçe
Mehru Ay yüzlü güzel. Farsça
Mehtap 1. Ay aydınlığı, ay ışığı. Dolunay. 2. Alay, eğlence, zevklenme. Türk dil kuralı açıs Farsça
Mehveş Ay gibi, ay yüzlü, güzel. Farsça
Mekine (bkz. Mekin). 1. İktidar ve onur sahibi. 2. Yer tutup oturan, yerleşmiş. Arapça
Meknune (bkz. Meknun). Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Mevlude (bkz. Mevlud). Arapça
Mevlüde / Mevlide 1.Doğma, dünyaya gelme. 2.Doğulan zaman Arapça
Mevsim 1. Yılın dört bölümünden biri. 2. Dağlamak suretiyle damga vurmak. Arapça
Mevsunne 1. Bahar yağmuru yağmış toprak. 2. Baştan aşağı süslü zırh. Arapça
Mevzune (bkz. Mevzun). Arapça
Meymune (bkz. Meymun). Hz. Peygamberin en son hanımı. Arapça
Meyra Parıldayan Işık Bilinmiyor
Meysure (bkz. Meysur). Arapça
Meziyet Bir kişiyi başkalarından ayıran ve yücelten vasıf, üstünlük, değerlilik yüksek karakt Arapça
Mihine (bkz. Mihin). Farsça
Mihrace Hindistan'da kral ve prenseslere verilen unvan. Sanskritçe
Mihri 1. Güneş. 2. Sevgi. 3. Eylül ayı. Mihr ü mah, güneş ile ay. Farsça
Mihriban Şefkatli, merhametli, muhabbetli, güleryüzlü, yumuşak huylu. Farsça
Mihrimah Güneş ile ay. Arapça
Mihrinaz Naz güneşi. Çok nazlı. Farsça
Mihrinisa Kadınlığın güneşi, erdemli, nitelikli kadın. Farsça
Mihrinur Işık saçan, aydınlatan güneş. Farsça
Mihrişah Şahların güneşi. Farsça
Mihriye Güneşe ait, güneşle ilgili. Farsça
Milay Anlamı hakkında bir bilgi mevcut değil. Bilinmiyor
Milda Deniz dibindeki kırmızı renkli değerli taş. Bilinmiyor
Milena Sevilen kız, sevgili Almanca
Mimoza Baklagillerden ince ve san yapraklı çiçek açan bir cins süs bitkisi, küstümotu. Latince
Mina 1. Camın ana maddesi. 2. Liman, iskele. 3. Gökyüzü. Arapça
Mine 1. Maden ve çini üzerine vurulan camı andırır cila. 2. Dişlerin üzerindeki ince ve pa Farsça
Minel Cennetteki inci tanesi Türkçe
Mira Eski likya kentlerinden birinin adı. Bir kuyruklu yıldız adı. Ayrıca ispanyolcada da Latince
Miray Ayın ilk günleri. Farsça
Mircan Canın içi. Farsça
Mirel Rütbenin bi kolu, Miral miralay gibi Demir gibi güçlü eli olan... Arapça
Mirhan (bkz. Mircan). Farsça
Mirnur (bkz. Mircan). Farsça
Mislina Eshab'ül-Kehf'in(Yedi uyurlar) isimlerinden biri.(Kur’an’ı Kerim de yedi uyurların is Arapça
Mısra Şiirin bir satırı Türkçe
Miyase (Miyan-ser) Yarısı değerli taşlarla süslü bir tür taç. Bilinmiyor
Mizgin Müjde. Kürtçe
Mualla 1. Yüce, yüksek, (bkz. Bülent). Makamı, rütbesi yüksek. 2. Bir yazı stili. Arapça
Muarra Çıplak, soyulmuş. An, temizlenmiş. Arapça
Muazzez (bkz. Muaz). Ta'ziz edilmiş, izzetlendirilmiş. İzzet ve şeref sahibi. İkram ve izaz o Arapça
Mubahat Günahı, sevabı olmayan, işlemesi ne haram, ne de helal olan (mubah). Arapça
Mübareke (bkz. Mübarek). Arapça
Mübeccel Yücelmiş, saygı gösterilmiş yüce, ulu. Arapça
Mübine (bkz, Mübin). Arapça
Mübrem Kaçınılmaz olan. Vazgeçilmez olan. Acele yapılması lüzumlu bulunan. Elzem. Arapça
Mücd Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. Arapça
Müceddet Yeni, henüz kullanılmamış. Arapça
Mücella Parlatılmış, parlak, cilalı. Arapça
Mücevher 1. Değerli süs eşyası. 2. Arap alfabesinde noktalı olan harf. Arapça
Mucibe (bkz. Mucib). Arapça
Mucide (bkz. Mucid). Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Mucize Hayran bırakan, olağanüstü olay. İnsan aklının alamayacağı. Arapça
Müdebber Tedbir alınmış, düşünce ile hareket edilmiş. Arapça
Müdrike (bkz. Müdrik). Arapça
Müesser Kendisine bir şey tesir etmiş olan. Arapça
Müfahire Fahreden, övünen. Arapça
Müfide (bkz. Müfid). Arapça
Müge İnci çiçeği. Fransızca
Muhabbet 1. Sevme, sevgi. 2. Dostluk. Dostça konuşma. Arapça
Müheyya Hazır. Arapça
Muhibe (bkz. Muhib). Arapça
Muhlise (bkz. Muhlis). Arapça
Mühre 1. Bir çeşit yuvarlak şey. 2. Cam boncuk. Mühre-i Zar: Güneş. Farsça
Muhsine (bkz. Muhsin). Arapça
Muhterem İhtiram olunmuş. Saygıdeğer, sayılan. Arapça
Muine (bkz. Muin). Arapça
Müjde 1. Muştu, sevinç haberi, büşra. 2. Hayırlı, sevinçli bir haber getirene verilen bahşi Farsça
Müjgan Kirpikler, kirpik. Farsça
Mükafat Ödül. Değerlendirici, sevindirici davranış. Arapça
Mukbile (bkz. Mukbil). Arapça
Mukime (bkz. Mukim). Arapça
Mukmire (bkz. Mukmir). Arapça
Mükrime (bkz. Mükrim). Arapça
Müleyke Küçük kraliçe anlamındadır. Arapça
Mülhime (bkz. Mülhim). Arapça
Münevver Tenvir edilmiş, nurlandırılmış, aydınlatılmış, ışıklı. Aydın. Arapça
Müneyke Anlamı konusunda bize yardımcı olmak istiyorsanız yorumlarınızı bekliyoruz. Arapça
Münibe (bkz. Münib). Arapça
Münife (bkz. Münif). Arapça
Münire (bkz. Münir). Arapça
Munise (bkz. Munis). Arapça
Muradiye (bkz. Murad). Arapça
Mürevva Aklı, fikri, düşünüşü görünüşü sağlam. Arapça
Müride (bkz. Mürid). Arapça
Mürşide (bkz. Mürşid). Arapça
Mürüvvet İnsaniyet, mertlik, yiğitlik. Cömertlik, iyilikseverlik. Arapça
Mürvet Yiğitlik,Kişilik,mertlik Arapça
Müsevver Çevresine sur, duvar çevrilmiş korunmuş. Arapça
Müşfika (bkz. Müşfik). Arapça
Müslime (bkz. Müslim). Arapça
Müstenire (bkz. Müstenir). Arapça
Mutalla Yaldızlanmış, yaldızlı. Arapça
Muteber 1. İtibarlı, hatırı sayılır, saygın. 2. İnanılır, güvenilir. 3. Yürürlükte olan geçer Arapça
Mutena 1. Özenle dikkatle seçilmiş. 2. Önemli, seçkin. 3. Az bulunur. Arapça
Mutia (bkz. Muti). Arapça
Müveddet Sevgi, muhabbet, dostluk. Arapça
Müyesser Kolayı bulunup yapılan, kolay gelen, kolaylıkla olan. Arapça
Müzehher Çiçekli, çiçeklenmiş, çiçek açmış. (bkz. Zühre). Arapça
Müzeyyen Zinetlendirilmiş, süslenmiş, süslü. Arapça
Nabia Yerden çıkıp fışkıran, kaynayan, akan. Arapça
Nabiye 1. Ulu, şerefli kimse. 2. Sonradan şair olan kimse. 3. Haberci, haber veren. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Naciye (bkz. Naci). Arapça
Nadan Kaba, dobra. Farsça
Nadide Görülmemiş görülmedik. Pek seyrek bulunan, çok değerli. Farsça
Nadime (bkz. Nadim). Arapça
Nadire (bkz. Nadir). Arapça
Nadiye 1. Bağırıp, çağıran, seslenen. 2. Toplantı, meclis. Arapça
Nafia Bayındırlık işleri. Arapça
Nafile Mal, ganimet, ihsan bağış. Arapça
Nafiye Yok eden, ortadan kaldıran, süren. Türkçe
Nafize (bkz. Nafiz). Arapça
Nagehan Ansızın, birdenbire. Farsça
Nağme Ahenk güzel ses. (bkz. Ezgi). Arapça
Nahide (bkz, Nahid). Farsça
Nahire Ayın ilk günü ya da son gecesi. Arapça
Naibe Vekil, birinin yerine geçen. Arapça
Naile (bkz. Nail). Arapça
Naime Güzel zarif kadın. Nazlı büyütülmüş kadın. Arapça
Naire Ateş, alev, sıcaklık. Arapça
Nakibe 1. İnsan ruhu. 2. Akıl. Arapça
Nakiye (bkz. Naki). Arapça
Nakşidil Gönül resmi, gönül süsü. Arapça
Nalan İnleyen, inleyici, ağlayan, feryad eden. Manası dolayısıyla isim olarak kullanılmamal Farsça
Nale İnleme, inilti. Farsça
Nalezen İnleyen, inildeyen. Farsça
Name Sevgiliye ve aşka ait yazılmış mektup. Mektup. Kitap, dergi. Farsça
Namıka (bkz. Namık). Arapça
Namiye Olma, yerden bitme kuvvetli, gelişme yetişme. Arapça
Nardan 1. Nar taneleri. 2. Gözyaşı damlaları. Farsça
Nardane Nar tanesi. Farsça
Nardin Bir çeşit sümbül. Farsça
Nargül Ateş renginde, kırmızı gül. Farsça
Narin İnce, zarif yapılı, nazik. Zayıf çelimsiz. Farsça
Nariye Ateşle ilgili, cin peri. İsim olarak kullanılmaz. Arapça
Nas Yardımcı, yardım eden (Allah’ın kulu). Ayrıca kur’an-ı kerim’de bir Arapça
Nasibe Dikili taş. Yollara nişan için dikilen taş. Arapça
Naşide (bkz. Naşid). Arapça
Nasıha (bkz. Nasıh). Arapça
Natıka (bkz. Natık). Arapça
Naz 1. Kendini beğendirmek için takınılan yapmacık cilve, işve. 2. Bir şeyi beğenmiyormuş Farsça
Nazan Nazlı. Farsça
Nazbüke Naz : nazlı naz yapma Büke : hanım kadın Nazbüke : nazlı hanım Bilinmiyor
Nazdar Nazlı. Naz yapan. Şımarık. * Meşhur bir cins lâle. Farsça
Nazende Naz edici, nazlı, hoş edalı. Farsça
Nazenin 1. Cilveli, oynak. Çok nazlı yetiştirilmiş, şımarık. 2. Narin ince yapılı. Farsça
Nazıdil Gönül nazı, gönül cilvesi. Farsça
Nazife (bkz. Nazif). Arapça
Nazik 1. İnce, narin. 2. Terbiyeli, saygılı. 3. Güzel zarif. Farsça
Nazile (bkz. Nazil). Arapça
Nazıme (bkz. Nazım). Arapça
Nazire 1. Örnek karşılık. 2. Manzum eserde ayrı vezin ve kafiyede benzer olma hali. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Nazlan Kendini beğendir, nazlı ol. Türkçe
Nazlı Naz yapan, kendini ağıra satan. Değer verilen sevgili. Türkçe
Nazlıgül (bkz. Nazlı). Türkçe
Nazlıhan (bkz. Nazlı.) Türkçe
Nazlım Naz yapan, cilveli olan. Türkçe
Nazmiye (bkz. Naz-mi). Arapça
Nazra Bir tek bakış. Arapça
Nazsu Naz ve su kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Naz ; cilve, iş ve şımarık Türkçe
Nebahat 1. Şan, şeref, onur. 2. Şan, şeref sahibi. Arapça
Nebalet 1. Zekilik. 2. Büyüklük, ululuk. 3. Cömertlik. Arapça
Nebihe (bkz. Nebih). Arapça
Nebile (bkz, Nebil). Arapça
Nebiye (bkz. Nabiye). Arapça
Necibe (bkz. Necip). Arapça
Necile (bkz. Necil). Arapça
Necla Çocuk, evlat. Kuşak, soy, nesil. Arapça
Necmiye (bkz. Necmi). Arapça
Necve Tümsek ve yüksek yer. Arapça
Nedime (bkz. Nedim). -Zengin veya itibarlı bir kadının arkadaşı. Saray hayatında Sultan hanı Arapça
Nefaset Nefislik, nefis olma hali. Kıymetlilik. Arapça
Nefis Çok hoş, hoşa giden, beğenilen. Arapça
Nefise Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel, çok beğenilen. Arapça
Nehar -Gündüz. Arapça
Nehir Akarsu, ırmak. Çok bol su. Arapça
Nehire (bkz. Nehir). Arapça
Nema 1. Artma, çoğalma. 2. Büyüme, uzanma. 3. Faiz. Arapça
Nemika Mektup demek Osmanlıca
Nemir Tatlı su. Arapça
Nergis Nergisgillerden çiçekleri ayrı veya bir köksap üzerinde şemsiye vaziyetinde bulunan v Farça
Neriman (bkz. Nerim). Rüstem'in dedesi olan Şam'ın babası. Farsça
Neris Gözümün bebeği, gözümün içi manasına gelmektedir. Çerkezce
Nermin Yumuşak. Farsça
Neşe Neşe keyif, sevinç. Az sarhoşluk, çakırkeyif. Arapça
Neşecan Canın neşesi, mutluluğu. Arapça-Türkçe
Neşegül (bkz. Neşe). Arapça-Farsça
Neşenur Işık saçan neşe, sevinç. (bkz. Neşe). Arapça
Neşever Çok neşeli. Arapça-Türkçe
Nesibe (bkz. Nesib). Arapça
Neşide Manzum şiir. Atasözü derecesinde kullanılan meşhur beyit veya mısra. Arapça
Nesime (bkz. Nesim). Arapça
Nesiye Kelime anlamı unutmak, Unutulmuş. Arapça
Nesli Nesle ait, soya ait. Arapça
Nesligül Gül soyu, gül gibi güzel soydan gelen. Arapça-Farsça
Neslihan Han nesline ait, hanın soyundan. Arapça-Farsça
Neslinur Zarif, hoş, güzel, ince. Türkçe
Neslişah Şah soyundan gelen. Arapça-Farsça
Nesrin Yaban gülü Ağustos gülü. Mısır gülü. Van gülü. Farsça
Nesteren Yaban gülü, Ağustos’ta açan beyaz gül demektir. Farsça
Neşterin Ağustos gülü, yaban gülü. Farsça
Neşve Sevinç. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Netice Sonuç Türkçe
Neva 1. Ses, şada, makam, ahenk, name. 2. Refah, zenginlik. Güç, kudret. 3. Doğu müziğinde Farsça
Nevbahar İlkbahar. Yeni bahar. Farsça
Nevbaht Yeni şansı açılmış, şansı açık. Farsça-Arapça
Nevbar 1. Genç kız. 2. Turfanda çıkan meyve ve çiçek. Farsça
Nevbare Turfanda yemiş. Taze yeşillik. Farsça
Neveda Yeni tavır, yeni eda. "Nev" ve "eda" kelimelerinden birleşik isim. Farsça
Nevgül Yeni açılmış gül. Farsça
Nevhayat Yeni hayat, yeni yaşam. Farsça-Arapça
Nevide İyi, sevinçli haber. Arapça
Nevin Yepyeni, yeni şey, yeni olan. Farsça
Nevinur Renk ışık. Farsça
Nevir 1. Parlaklık. 2.Ağaç çiçeği. Arapça
Nevnihal Taze fidan, ağacın taze sürgünü. Farsça
Nevra 1. Işıklı olma, parlaklık. 2. Çiçek, özellikle beyaz çiçek. Arapça
Nevreste (bkz. Nevres). Farsça
Nevriye Işıkla, parlaklıkla, aydınlıkla ilgili. Arapça
Nevruz 1. Yeni gün. 2. İlkbahar başlangıcı. 3. Türk müziğinin makamlarından. Farsça
Nevsale Genç, taze, küçük. Farsça
Neyla "Murada erme" anlamına gelen "Neyl" kelimesinden türemiştir. Gerçekleşmiş dilek anlam Arapça
Neylan "Murada erme" anlamına gelen "Neyl" kelimesinden türemiştir ve "gerçekleşmiş dilek" a Arapça
Neyran 1. Ateşler. 2. Cehennem. anlamlarını taşır. Ayrıca Bknz. Niran Arapça
Neyyire (bkz. Neyyir). Arapça
Nezafet Temizlik, paklık. Arapça
Nezahat Temizlik, paklık. İncelik, rikkat. Arapça
Nezaket 1. Naziklik. 2. Zariflik, incelik. 3. Terbiye. 4. Ehemmiyet. Farsça
Nezihe (bkz. Nezih). Arapça
Nezire (bkz. Nezir). Arapça
Nida 1. Çağırma, bağırma, seslenme. 2. Ses verme. Arapça
Nigah 1. Bakış, bakma. 2. Göz. Farsça
Nigar 1. Resim. 2. Resmedilmiş, resmi yapılmış. Put. 3. Sevgili. 4. Türk musikisinde bir ma Farsça
Nihal 1. Sevgili. 2. Taze, düzgün fidan, sürgün. Farsça
Nihale 1. Yeni yetişmiş, düzgün, fidan. 2. Avcı, korkuluğu. 3. Döşeme, döşenecek şey. Arapça
Nihan Gizli, saklı. Bulunmayan, görünmeyen. Farsça
Nihavend 1. İran'ın batı yöresinde ünlü bir kent. 2. Musikide bir makam. Farsça
Nihle Allah’ın Emaneti Anlamı konusunda bilgi sahibi arkadaşların bize ulaşmaların Arapça
Nikbin İyimser. Farsça
Nil 1. Çivit otu. 2. Mısır'dan geçen Akdeniz'e dökülen meşhur nehir. Arapça
Nilay İki nil. Seyhan ve Ceyhan nehirleri. Fırat ve Dicle nehirleri. Arapça
Nileyn İki nehir arası Anlamı konusunda daha fazla bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz biz Arapça
Nilgün Çividî, çivit renginde, lacivert. Farsça
Nilhan Nil havzası hanlarından. Arapça
Nilsu (bkz. Nil). Türkçe
Nilüfer Çiçek adı. Farsça
Nimet 1. İyilik, lütuf, ihsan, bahşiş. 2. Azık, yiyeceğe, içeceğe dair şeyler. 3. Saadet, m Arapça
Nimre Dişi kaplan. Arapça
Nira Ancak rüyada karşılaşılabilen nadide güzel Bilinmiyor
Niran 1. Ateşler. 2. Cehennem. Farsça
Nisa 1. Kadınlar. 2. Kur’an-ı Kerim’in 4. suresi, özellikle kadın haklarından, Arapça
Nisan 1. Bolluk, bereket, cömertlik. 2. İlkbaharın 4. ayı.. 3. Sur. Süryanice
İsim Anlamı Kökeni
Nisanur Aydınlık kadın. Arapça
Nisra Kartal Arapça
Nüha Akıl, us Anlamının eksik yada yanlış olduğunu düşünüyorsanız bize ulaşabilirsiniz. Arapça
Nuhbe Herşeyin seçilmişi, seçkin, seçilmiş, aydınlanmış. Arapça
Nükhet 1. Nükteler, herkesin anlayamayacağı ince, zarif, manalı sözler. 2. Koku. Arapça
Nükte Şakalı espirili söz Türkçe
Nupelda Yeni açmış tomurcuk. Kürtçe
Nur 1. Aydınlık, parıltı, parlaklık, niran. 2. Mekke’deki Hıra dağı. Işığın bir şey Arapça
Nural Nur, ışık al, ışıklı ol. Arapça-Türkçe
Nuralem Evrenin nuru, alemi aydınlatan. Arapça
Nuran Işıklı. Nurlu, nura ait. Farsça
Nuray Işık saçan ay. Ayın en çok ışık saçtığı dönem. Arapça-Türkçe
Nurayşa Güzel sevimli parlak yüzlü. Bu isim hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunu düşü Türkçe
Nurbanu Nur yüzlü hanım, gelin, prenses. Nur ve ba-nu'dan birleşik isim. Arapça-Farsça
Nurçağ Nur ve çağ kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Arapça-Türkçe
Nurcan Canlı, neşeli, hayat dolu. Arapça-Türkçe
Nurçe çe: Küçültme edatı olap bu mânâ ile Farsça isimlere eklenir. Nur: Aydınlık, parılt Arapça-Farsça
Nurcihan Cihan'ın nuru, ışığı. Dünyaya ışık saçan. Türk-Hind imparatoru Cihangir'in zevcesi. Arapça-Farsça
Nurçin Nur toplayan, ışık derleyen, Arapça-Farsça
Nurdan Nur'a ait, nurdan yapılmış. Arapça-Türkçe
Nurdanay (bkz. Nurdan). Arapça-Türkçe
Nurdil Nurlu, ışıklı gönül. Arapça-Farsça
Nurdoğan Nurlu insan. Arapça-Türkçe
Nurefşan Aydınlık veren, ortalığı ışık içinde bırakan. -Nur ve efşan kelimelerinden birleşik i Arapça-Farsça
Nurel Nurlu el. Arapça-Türkçe
Nurfer Işık ve aydınlık. Arapça-Farsça
Nurfidan Taze ve pırıl pırıl genç, zarif hanım. Arapça-Farsça
Nurgök Nurlu, aydınlık gökyüzü. Arapça-Türkçe
Nurgül Gülün en parlak olanı. Farsça
Nurgün 1. Nurlu gün, ışıklı gün. 2. Günün ve bütün hayatın nurlu parlak olması. Arapça-Türkçe
Nurhan Nur'un yöneticisi, hakimi. Arapça-Türkçe
Nurhayat Nur Aydınlık, parıltı, parlaklık. Hayat hayat. Arapça
Nurhilal (bkz. Nuray). Arapça
Nurinisa Nurlu kadın. Arapça
Nurışık Bol ışık, aydınlık. Arapça-Türkçe
Nuriye Işıklı, ışıktan gelme Arapça
Nuriyye Rufai tarikatı şubelerinden biri. Arapça
Nurmah Işıklı ay, ay gibi güzel ve nurlu. Farsça
Nurmelek (bkz. Melek). Arapça
Nurnigar Işıklı, aydınlık, sevgili. Arapça-Farsça
Nurperi Işıklı, peri kadar güzel. Arapça-Farsça
Nursabah Aydınlık sabah. Arapça
Nursaç Işık saç, aydınlat. Arapça-Türkçe
Nurseda Nur ve seda isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Nur : Aydınlık. Seda : Ses Arapça
Nursel Nur, ışık seli akışı. Arapça-Türkçe
Nurseli (bkz. Nursel). Arapça-Türkçe
Nursema Işıklı, aydınlık gökyüzü. Arapça
Nursemin Nurlu çok degerli eşi benzeri bulunmayan. Arapça
Nursen Nurlu, ışıklı, kişi, insan. Arapça-Türkçe
Nursena Nur ve Sena isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Arapça
İsim Anlamı Kökeni
Nursenem Nur ve senem isimlerinin birleşimidir. Arapça-Farsça
Nursenin (bkz. Nursen). Arapça-Türkçe
Nurser Nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan. Arapça-Farsça
Nurseren (bkz. Nurser). Arapça
Nursev Işığı sev. Arapça-Türkçe
Nursevil (bkz. Nursev). Arapça-Türkçe
Nurseza Nura layık , ışığa ve aydınlığa layık. Nur ve seza kelimelerinin birleşiminden oluşmu Arapça
Nursim Aydınlık ve gümüş gibi parlak. Farsça
Nursima Işıklı, aydınlık yüz. Farsça
Nursine Işıklı, aydınlık yürek. Farsça
Nursu Nurlu su. Arapça-Türkçe
Nursun (bkz. Nurser). Arapça-Türkçe
Nurtane Nurlu, biricik insan. Arapça-Türkçe
Nurtek (bkz. Nurtane). Arapça-Türkçe
Nurten Beyaz, parlak, ten. Arapça-Türkçe
Nurulhüda Allah’ın nuru Arapça
Nurver (bkz. Nursun). Arapça-Türkçe
Nurveren (bkz. Nursun). Arapça-Türkçe
Nurzen Nurlu, ışıklı kadın. Arapça-Farsça
Nurzer Altın gibi parlak ışık, altın ışık. Arapça
Nüvide (bkz. Nüvid). Farsça

 


ETİKETLER : ,

DİĞER Bebek İsimleri (Kız-Erkek) HABERLERİ
Bebek İsimleri (Kız-Erkek) HABERLERİNİN ALT KATEGORİLERİ

 
 
Kazakça konuşan Erdo
Türkçe Olimpiyatları
İşte Pakistanlı Ahme
Haber Türk 1 Gün Kon
CNN Türk A.Hakan Tar
TV8 Okan Bayülgen Kr
TRT Kurt Kanunu 16.B
23 Mayıs Memur Grevi
Memur Zammını Belirl
İstanbul Kartal'da M
Başbakan Erdoğan'ın
İçişleri Bakanından
Zekeriya Öz'den Çizi
Geleceğin Karayollar
Can Bonomo Eurovisio
Milli Eğitim Bakanın
Başbakan Erdoğan'ın
6200 tonluk tarihi b
[ Tümünü Göster ]
Tek Tıkla Tüm Ulusan Gazete Manşetleri
 
 
Yeni Sitemiz Nasıl Olmuş?
Güzel Olmuş
Beğenmedim
Karışık
Fikrim Yok

Diger Anketler İçin Tıklayın...
 
Reklam Ver
Namaz Vaktileri, İl İl Namaz Vakitleri ,
Xsorgula.Com Online Sorgulama Sitesi İle
Videolu Klipler Videolu Müzik Ezgi İlahi
Namaz Öğreniyorum , Namaz İle İlgili Aye
Kuranı Kerim Öğreniyorum , Kuranı Kerim
Türkçe Olimpiyatları 4. 5. 6. 7. ve 8. T
Yerli Yabancı Film Dizi İzle İndir Yerli
TBMM 24. Dönem Milletvekilleri Tam Liste
Görüntülü Gönül Sohbetleri Vaazlar Sohb
Görüntülü Risale Sohbetleri - Risale Der
Burcunuz Özellikleri ve Karakter Uyumunu
Bebek (Kız-Erkek) İsimleri - Alfabetik
Rüya Tabirleri Rüya Yorumcusu Rüyanızı Y
Üniversiteler - Devlet Üniversiteleri -
Risale Oku - Risalei Nur Oku - Risaleler
Kuranı Kerim Dinle - Kuranı Kerim İzle -
Gazete Manşetleri - Günlük Gazete Manşet
Medya Yayın Linkleri
TV İzle - Radyo Dinle Canlı Tv İzle Canl

Şehirlerde Arama 
Sehir Seçin  Adana  Afyonkarahisar  Aksaray  Ankara  Antalya  Aydin  Balikesir  Bolu  Bursa  Çanakkale  Çorum  Denizli  Diyarbakir  Edirne  Elazig  Erzurum  Eskisehir  Gaziantep  Hatay  Istanbul  Izmir  Kahramanmaras  Kayseri  Kocaeli  Konya  Kütahya  Malatya  Manisa  Mersin  Mugla  Nevsehir  Osmaniye  Sakarya  Samsun  Sivas  Tekirdag  Trabzon  Usak  Zonguldak
HaberSinerji.Com

Sitemizde Yayınlanan Haber, Yazı, Video, Makale ve Dökümanları Sitemiz Paylaşım Amaçlı Sunar Ve Hiçbir Sorumluluk Kabul Etmez.
 
VİDEO-TNT Kuzeyin Oğlu Volkan Konak 3.Konser Tek Parça Full Tekrar İZLE 02 Aralık 2011, Karaçoban 12 Haziran 2011 Seçmen sandık bilgisi, Chelsea 3 - 1 Norwich İngiltere Premier League Maçı Golleri ve Geniş Özeti İzle-VİDEO 27 Ağustos 2011, İçişleri ile Dışişleri Bakanlıklarına Ait Atama Kararları, ün Tarafsız Bölge Programında , Kurban Kesimi,   12 Haziran 2011 Milletvekili Seçimi Beşiktaş İlçesi Kesinleşmiş Sonucu, son otomobil kampanyaları, en iyi üniversiteler, Ali Aydın, Pazaryeri Aile Hekimliği Sorgulama, 17.07.2011 lys sınav sonucları, Ayhan Çarkın izle, İZMİR KARŞIYAKA Emlakbank Süleyman Demirel Anadolu Lisesi, kıyafet , Çocukların Halley Grubu Bu günkü performansları, bilim insanı artış hızında Avrupa da ilk sıraya yükseldiği bildirildi., HALİÇ ÜNİVERSİTESİ (İSTANBUL) 2011-2012 YGS LYS Ek yerleştirme boş Kontenjanları, Acıbadem Üniversitesi2010-2011 eğitim ücreti, Lincoln Ne Kadar Sattı Fiyatları, MUĞLA MARMARİS Marmaris Sabancı Anadolu Lisesi, sbs 2010, Mimarlık , Motosikletli kapkaççılar tutuklandı, nde fahri doktora unvanı verildi.Başbakan Erdoğan, haftasonu hava durumur, diğer yanda orman yangını... Amerika Birleşik Devletleri çifte felaketle mücadele ediyor., cebecide cinayet, Hüsnü Güreli, bahçeliye tehdit,