|
|
|
|
 |
|
Bu Haber 02.01.2010 12:36:28
Eklenmiştir. 1134 Kez Okunmuştur. |
|
C - Ç Harfleri İle Başlayan Erkek Bebek İsimleri ve Anlamları
|
BU HABERİ
BEĞEN VE
PAYLAŞ
|
|
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Cabbar |
(bkz. Cebbar). |
Arapça |
| Cabgu |
1. Efendi, 2. Bey. 3. İleri gelen, saygın kimse. |
Arapça |
| Cabir |
1. Cebreden, zorlayan. 2. Galip gelen. 3. Aziz ve kuvvetli olan. Allah'ın hükümlerini |
Arapça |
| Cafer |
Küçük akarsı. Çay. Cafer b. Muhammed: Lakabı es-Sadık olup 12 imamın 6.'ncısıdır. Muh |
Arapça |
| Çağaçar |
Çağ açacak kimse. |
Türkçe |
| Çağakan |
Çağı yakalayan, çağdaş. |
Türkçe |
| Çağan |
Bayram, şenlik. |
Türkçe |
| Çağanak |
Körfez, liman. |
Türkçe |
| Çağar |
1. Bayram. 2. Kalın ve kuvvetli deve kösteği. 3. Doğan kuşu. |
Türkçe |
| Çağatay |
1. Yavru at, tay. 2. Doğu Türklerine, lehçelerine dayanılarak verilan ad. Çağatay Han |
Türkçe |
| Çağdaş |
Aynı çağda yaşayan, çağa uygun |
Türkçe |
| Çağkar |
Canlı, dinamik, çalışkan. |
Türkçe |
| Çağman |
Çağın insanı. |
Türkçe |
| Çağrıbey |
(990-1060) Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey’in kardeşidir. Tuğrul Bey’le dev |
Türkçe |
| Cahid |
Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan. Bu kelime Kur'an-ı Kerim'de "cihad et". "All |
Arapça |
| Cahit |
Çalışan çaba gösteren / İnatçı, ayak direyen |
Bilinmiyor |
| Cahiz |
1. Gözü pek, yürekli, cesur kimse. 2. Patlak gözlü. Daha çok lakap olarak kullanılmış |
Arapça |
| Caiz |
1. Geçer. 2. Caiz, İslam'ın mumaleta taalluk eden 5 ahkamından biridir. 3. İşlenmesi, |
Arapça |
| Çaka Bey |
Oğuzların Çavuldur boyundan olan Türk beyi. XI. yy. ilk yarısında İzmir bölgesinin ha |
Türkçe |
| Çakar |
Parıldayan, ışık veren. |
Türkçe |
| Çakman |
1. Amacına erişen, ulaşan kimse. 2. Süt mavisi. |
Türkçe |
| Çakmur |
1. Yarı uykulu bakış. 2. Sert taş. 3. Pinti. |
Türkçe |
| Çalap |
1. Tanrı. 2. Ateş. -İsim olarak kullanılmaz. |
Türkçe |
| Çalapkulu |
Tanrı kuluAbdullah. |
Türkçe |
| Çalapöver |
Tanrı'nın övgüsüne mazhar olmuş kişi. |
Türkçe |
| Çalgan |
Yatağı taşlık olan ve gürültüyle akan su. |
Türkçe |
| Calib |
Çekici, celbedici, cazib. |
Arapça |
| Çalkın |
Alev. |
Türkçe |
| Calp |
Güçlü, kuvvetli, gayretli. |
Arapça |
| Calut |
Calut, Ad ve Semud kavimlerinin soyundandır. Hz. İsmail'den evvel bir müddet Beni İsr |
Arapça |
| Cami |
1. Derleyen, toplayan. 2. İçine alan. 3. Cuma namazı kılınan mescid. 4. En az sekiz b |
Arapça |
| Can |
1. Can, ruh. Hayat. 2. Güç, kuvvet, hayatiyet, dirilik. 3. Gönül, yakın dost, çok sev |
Farsça |
| Canalp |
Özünde yiğitlik, güçlülük olan kimse. Cana yakın yiğit. |
Türkçe |
| Canaydın |
Özü temiz, aydınlık ruhlu kimse. |
Türkçe |
| Canbek |
1. Özü pek. 2. Güçlü kişilikli kimse. Canbek Giray (1568-1636): Kırım hanı. Devlet Gi |
Türkçe |
| Canberk |
Güçlü, sağlam kimse. |
Türkçe |
| Canbey |
Canım gibi sevgili. |
Türkçe |
| Canbulat |
Canbulat en-Naşirî. Mısır Memlûk sultanı. Yaşbekin kölesiydi. Yaşbek, Canbulat'ı Sult |
Türkçe |
| Candaner |
İçten, samimi, dost kimse. |
Türkçe |
| Candar |
1. Silah taşıyan, can ve dar isimlerinden müteşekkil birleşik isim. 2. Osmanlı'da, ha |
Türkçe |
| Candeğer |
Uğrunda can verilecek kadar güzel, değerli, sevilen. |
Türkçe |
| Candemir |
Özü güçlü, demir gibi sağlam kişilikli. |
Türkçe |
| Candoğan |
Cana doğan. |
Türkçe |
| Candost |
Gercek arkadaş ve dostluk |
Türkçe |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Caner |
Delikanlı, genç, dinamik. Can ve er kelimelerinden birleşik isim. |
Türkçe |
| Canfer |
1. Aydın bilgili. 2. Güçlü saygın. |
Farsça |
| Cangiray |
(bkz. Giray). |
Türkçe |
| Cangün |
Doğduğu gün çok sevinilen kimse. |
Türkçe |
| Cangür |
Canlı, neşeli kimse. |
Türkçe |
| Cankan |
Soyu temiz, asil kimse. |
Türkçe |
| Cankat |
Yaşamına can ekle, sevinçle dolu |
Türkçe |
| Cankut |
1. Kişinin mutluluğu talihi, şansı, uğuru. 2. Mutlu talihli kimse. |
Türkçe |
| Canol |
Canım ol, can gibi içten ol. |
Türkçe |
| Cansal |
(bkz. Can). -Can ve sal kelimelerinden birleşik isim. |
Türkçe |
| Cansoy |
Asil, soylu, cana yakın. |
Türkçe |
| Cantekin |
Tek can, eşsiz can. |
Türkçe |
| Cantez |
Tez canlı, aceleci. |
Türkçe |
| Cantürk |
İyi hasletlere sahip Türk. |
Türkçe |
| Canver |
Canlı, haşere. |
Türkçe |
| Çapan |
Tatar, ulak, postacı. |
Türkçe |
| Carullah |
Allah'a yakın. Allah dostu. Carullah Zemahşeri: Müfessir, alim. |
Arapça |
| Çavaş |
1. Güneş. Güneşli yer. 2. Güney. |
Türkçe |
| Cavid |
Baki, daimi, ebedi. |
Farsça |
| Cavit |
(bkz. Cavid). |
Farsça |
| Çavuş |
Askerde bir rütbe |
Türkçe |
| Cazim |
1. Kesin. 2. Kesin kararlı. Cazim Mehmed: Türk şair (1725). |
Arapça |
| Cebbar |
1. Cebreden, zorlayıcı. 2. Kuvvet, kudret sahibi Allah, Allahın isimlerinden. 3. Bece |
Arapça |
| Cebe |
1. Zırh. 2. Osmanlıda silah ihtiyacını karşılayan aracın adı. Cebeci ocağı, Yeniçeri |
Arapça |
| Cebel |
1. Dağ. 2. Tarıma elverişsiz arazi. |
Arapça |
| Ceberut |
İbranice "kudret" anlamına gelmektedir. Yeni Eflatuncu filozoflar ile işraki felsefes |
İbranice |
| Cebir |
1. Zorlamak. 2. Düzeltme, onarma. 3. Kırık veya çıkık bir kemiği yerleştirip sarmak. |
Arapça |
| Cebrail |
1. Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. 2. Cibril, İbranice Allahın |
Arapça |
| Cedis |
Arabistanın yerli kabilelerinden birinin adı. |
Arapça |
| Cehdi |
Uğraşan, çalışan. Çaba ve gayret gösteren. |
Arapça |
| Cehid |
Çalışma, çabalama, uğraşma. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. |
Arapça |
| Cehm |
Cehm b. Safvan: İslam kelamcısı. Mürcie ve Mutezile kelamından kendisine ait inanç ka |
Arapça |
| Celadet |
1. Gözüpeklik. 2. Yiğitlik. 3. Kahramanlık. |
Arapça |
| Celal |
1. Büyüklük, ululuk azamet. 2. Hiddet, öfke. 3. Allah'ın "Kahhar, cebbar, mütekebbir" |
Arapça |
| Celaleddin |
1. Dini savunan. 2. Dinin ululadığı, övdüğü. Celaleddin Harizmşah: Son Harizm hükümda |
Arapça |
| Celalettin |
Büyüklük ululuk, hışım |
Arapça |
| Celasun |
1. Kahraman, cesur, atak, delikanlı, yiğit. 2. Genç sağlıklı, gürbüz. |
Türkçe |
| Celayir |
Moğol kavminin bir kolu olup birçok kabileyi bünyesinde toplamıştır. Celayirliler dev |
Türkçe |
| Çelebi |
1. Efendi, nazik ve kibar. 2. Şehir terbiyesi almış okuryazar kimse. 3. Osmanlı devle |
Türkçe |
| Çelen |
1. Yakışıklı delikanlı. 2. Tepelerin kar tutmayan kuytu yeri. 3. Açıkgöz, becerikli, |
Türkçe |
| Çelik |
1. Su verilip sertleştirilen demir. 2. Çok güçlü kuvvetli. 3. Kısa kesilmiş dal. |
Türkçe |
| Çelikel |
Çelik gibi güçlü el. |
Türkçe |
| Çeliker |
Çelik gibi güçlü kimse. |
Türkçe |
| Çelikhan |
Güçlü hakan, yönetici. |
Türkçe |
| Çelikkan |
Güçlü soydan gelen kimse. |
Türkçe |
| Çeliköz |
(bkz. Çelik). |
Türkçe |
| Çeliksu |
(bkz. Çelik). |
Türkçe |
| Çelikyay |
Güçlü, kuvvetli. |
Türkçe |
| Celil |
1. Büyük, ulu. (bkz. Celal). Allah için sıfat olarak kullanılır. 2. Osmanlı devletind |
Arapça |
| Celvet |
1. Yerini yurdunu terk etmek. 2. Tasavvufta, kulun, Allanın sıfatlarıyla halvetten çı |
Arapça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Cem |
1. Toplama, biraraya getirme, yığma. 2. Hükümdar, şah. 3. Süleyman Peygamberin lakabı |
Arapça |
| Cemal |
Yüz güzelliği, zahiri ve batıni güzellik. Allah'ın rahmetle tecellisi. Allah'ın lütuf |
Arapça |
| Cemalettin |
Güzellik taşıyan |
Arapça |
| Cemali |
Allah’ın, güzellik, ikram, ihsan, ince sanat gibi mânâları ihtivâ eden sıfatlar |
Osmanlıca |
| Cemalleddin |
1. Dinin cemali, parlak yüzü. Daha çok şeref unvanı olarak kullanılmıştır. el-Cevad e |
Arapça |
| Cemalullah |
Allah'ın lütfü, bağışı. |
Arapça |
| Cemhan |
Hükümdarlar hükümdarı, Büyük İskender’in lakabı |
Türkçe |
| Cemil |
1. Güzel erkek. 2. İyilikle anma. 3. Eskiden okullarda verilen başan kağıdı. |
Arapça |
| Cemşasb |
1. Hz. Süleyman. 2. Cemşid'in oğlu. |
Farsça |
| Cemşid |
Cemşasb'ın babası. |
Farsça |
| Cenab |
"Yan"manasına gelir. Şeref, onur ve büyüklük terimi olarak kullanılır. Hazret, Cenab- |
Arapça |
| Cenap |
Manevi büyüklük / Onur |
Arapça |
| Cengaver |
Savaşçı, silahşor. Savaşı seven, savaşkan, dövüşken. |
Farsça |
| Cengel |
Orman. |
Farsça |
| Cenger |
(bkz. Cengaver). |
Farsça |
| Cengiz |
Cengiz Han. Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu, asıl adı Timuçin'dir. Moğolcada Çing sı |
Türkçe |
| Cenk |
Harp, savaş, kavga. İsim olarak kullanılması uygun değildir. Hz. Peygamberin değiştir |
Farsça |
| Cenker |
İyi savaşan, savaşçı. |
Farsça-Türkçe |
| Cenkeri |
Savaş askeri, savaş için yaratılmış olan. "savaşçı" |
Türkçe |
| Cenktuğ |
Cenk ve tuğ kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. |
Türkçe |
| Çerağ |
1. Yağ kandili, lamba, mum. 2. Atın şaha kalkması. 3. Çırak edilme. 4. Bir memuriyete |
Farsça |
| Cercis |
Erguvan çiçeğinin latince de ki adı. |
Latince |
| Çeri |
Asker, savaşçı. |
Türkçe |
| Cerir |
İp, halat. Yular anlamında. Sahabeden bu ismi taşıyanlar vardır. |
Arapça |
| Cerit |
1. Verimsiz çorak yer. 2. Bekar. |
Arapça |
| Çerme |
1. Çay kıyılarında sulu ve yeşil yer. 2. Akarsuların topraktan çıkan sızıntısı. 3. Ka |
Türkçe |
| Cesim |
İri, büyük, kocaman, ulu, mühim. |
Arapça |
| Cesimi |
İri, büyük. |
Arapça |
| Cesur |
Cesaretli, yürekli, yiğit, gözüpek, atılgan. |
Arapça |
| Çetin |
1. Sert, işlenmesi, elde edilmesi, çözümü zor, sarp, müşkil. 2. İnatçı, azimli, şedid |
Türkçe |
| Çetinalp |
(bkz. Alp). |
Türkçe |
| Çetinay |
(bkz. Çetin). |
Türkçe |
| Çetinel |
(bkz. Çetin). |
Türkçe |
| Çetiner |
(bkz. Çetin). |
Türkçe |
| Çetinöz |
(bkz. Çetin). |
Türkçe |
| Çetinsoy |
(bkz. Çetin). |
Türkçe |
| Çetinsu |
(bkz. Çetin). |
Türkçe |
| Cevad |
1. Cömert, eli açık. 2. İhsan eden. Dil kurumuna uygun olarak "d/t" ye dönüştürülür. |
Arapça |
| Cevan |
Genç, taze, delikanlı. Cüvan şeklinde kullanılabilir, (bkz. Civan). |
Farsça |
| Cevat |
İyilik, güzellik, olgunluk, kusursuzluk |
Bilinmiyor |
| Cevdet |
1. İyilik, güzellik. 2. Olgunluk. 3. Büyüklük. 4. Tazelik. 5. Kusursuzluk. Cevdet Paş |
Arapça |
| Çevik |
Çabuk davranan, hızlı ve hareketli. |
Türkçe |
| Çevikcan |
(bkz. Çevik). |
Türkçe |
| Çevrim |
1. Sınır. 2. Girdap. 3. Sürekli ve düzenli değişme. |
Türkçe |
| Cevza |
Güneşin Mayıs ayında girdiği ikizler burcu. Ebced. |
Arapça |
| Ceyhun |
1. Orta Asya'da Amu-Derya'ya Arap ve Farslıların vermiş olduğu ad. 2. Tevrat'a göre c |
Türkçe |
| Ceykan |
Anlamı yada doğruluğu konusunda bilgi sahibi olan ziyaretçilerimiz bize ulaşabilirler |
Bilinmiyor |
| Ceza |
Karşılık, mukabil, ivaz. |
Türkçe |
| Cezmi |
1. Cezm ile ilgili. 2. Kat-i karar ve niyete ait. 3. Kesmek. |
Arapça |
| Cezri |
Kökle ilgili, kökten. |
Arapça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Cezzar |
Deve kasabı. -Daha çok lakab olarak kullanılır. Cezzar Ahmet Pasa (?-Akka 1804). Osma |
Arapça |
| Çıdam |
Sabır, tahammül. |
Türkçe |
| Çığ |
Karın rüzgarla yere düşmesi |
Türkçe |
| Cihad |
1. Din uğrunda düşmanla savaşma. 2. İslam uğrunda çalışma. Cihad müslümanlara farz kı |
Arapça |
| Cihandar Şah |
Delhi, Türk-Hind İmparatorları'nın 13.'sû olup Şah Alem Bahadır'ın büyük oğludur. |
Farsça |
| Cihaner |
Dünyaya bedel kişi, yiğit. |
Farsça |
| Cihangir |
Dünyaya egemen olan, dünyayı zabteden kimse. Fatih. Osmanlı şehzadelerinin ortak adıd |
Farsça |
| Cihanmert |
(bkz. Cihaner). |
Farsça |
| Cihanşah |
Cihan'ın şah'ı. Kara-Koyunlu padişahlarından Timur'un ölümünden sonra kaybedilen yerl |
Farsça |
| Cihat |
Din uğruna savaşmak |
Arapça |
| Cilasun |
Babayiğit, boylu, boslu, delikanlı, gürbüz. |
Türkçe |
| Çiltay |
Üzerinde benekler bulunan tay. |
Türkçe |
| Çınar |
Çınar ağacı. |
Farsça |
| Çiner |
(bkz. Çinel). |
Türkçe |
| Çintar |
Sabah vakti. |
Türkçe |
| Çintay |
Soylu at. |
Türkçe |
| Cinuçen |
Üstün, galip, zafer kazanmış. |
Türkçe |
| Çinuçin |
Üstün, galip, zafer kazanmış. |
Türkçe |
| Çitra |
Afganistan'da bir kabile. Büyük ekseriyetle ari ırktan olup narin yapılı, güzel gözlü |
Farsça |
| Civan |
Genç, delikanlı, yakışıklı. (bkz. Cevan, cuvan). |
Farsça |
| Civanbaht |
Mutlu, şanslı (kimse). |
Farsça |
| Civanmert |
Cömert, eli açık genç, delikanlı. |
Farsça |
| Çoğa |
Çocuk, yavru. |
Türkçe |
| Çoğahan |
(bkz. Çoğa). |
Türkçe |
| Çoğan |
Kökü ve dalları sabun gibi köpüren bitki, çöven. |
Türkçe |
| Çoğaş |
Güneş. |
Türkçe |
| Çokay |
1. Köy zengini, çiftlik sahibi. 2. Eşkıya. |
Türkçe |
| Çokman |
Topuz, gürz. |
Türkçe |
| Cömert |
1. Elinde olanı harcayan, eli açık. 2. Başkalarına yardımdan kaçınmayan. |
Türkçe |
| Coşan |
Coşku duyan, heyecanlı (kimse). |
Türkçe |
| Coşar |
(bkz. Coşan). |
Türkçe |
| Coşkun |
1. Coşmuş, galeyana gelmiş. 2. Duyarlı, aşın hareketli. |
Türkçe |
| Coşkuner |
Coşan kimse. |
Türkçe |
| Coşkunsu |
Sel, gürültüyle akan su. |
Türkçe |
| Cübeyr |
Küçük kahraman, küçük yiğit. Sahabe isimlerindendir. |
Arapça |
| Cudi |
l. Cömert, eli açık. 2. İyilik severlikle ilgili.Dicle nehri kıyısında bir dağ. Nuh'u |
Arapça |
| Cüheyne |
Ünlü bir Arap kabilesidir. Kızıldeniz-Vadi'l-Kura arasında yaşamaktadırlar. |
Arapça |
| Cuma |
1. Haftanın beşinci günü. 2. Müslümanların ibadet ve Bayram günü. 3. Cuma günü kılına |
Arapça |
| Cumali |
Cuma günü doğan. |
Türkçe |
| Cumhur |
1. Halk, ahali. 2. Kalabalık, başıboş kalabalık. 3. Takım, heyet. Tekke musikisinde k |
Arapça |
| Cüneyd |
1. Küçük asker, askercik. Cüneyd-i Bağdadi: Ünlü mutasavvıf. |
Arapça |
| Cüneyt |
Büyük bir mutasavvuf |
Arapça |
| Cüreyc |
Kuvvet |
Boşnak |
| Dadaş |
1. Erkek kardeş. 2. Delikanlı, babayiğit. |
Türkçe |
| Dafi |
l. Defeden, gideren. 2. Savan, savuşturan, iten. |
Arapça |
| Dağaşan |
Dağaşan. |
Türkçe |
| Dağdelen |
(bkz. Dağaşan). |
Türkçe |
| Dağhan |
Eski Türklerde dağ tanrısı. İsim olarak kullanılmaz. |
Türkçe |
| Dağıstan |
Halkının kökü türk olan bir kuzey kafkasya ülkesi. |
Türkçe |
| Dağtekin |
(bkz. Dağaşan). |
Türkçe |
|
|
|
|
|
HaberSinerji.Com
Sitemizde Yayınlanan Haber, Yazı, Video, Makale ve Dökümanları
Sitemiz Paylaşım Amaçlı Sunar Ve Hiçbir Sorumluluk Kabul Etmez.
|
| |
|
Taraftar Grupları Ultraaslan-Antu ve Çarşıdan Şike Bildirileri 13.07.2011,
Leyla ile Mecnun trt tekrar izle,
Zincirleme kazada 1 kişi öldü,
13 eylül 2011 uefa şampiyonlar ligi maçları canlı sonuçları,
21. hafta maç programı,
Marka Uzmanı,
mehmetik ,
mobese haberleri,
1.138 TL 1.240 TL Acer Iconia Tab A500 32GB Gold Bilgisayar,
Patates ve Domateste Bakteriyel Solgunluk ve Patateste Kahverengi Çürüklük Hastalığı ile Mücadele Hakkında Yönetmelik,
KIRIKKALE Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Taban Puanları,
nin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ,
2 saat,
BandSports,
ege üniversitesi başörtüsü yasağı,
Kandıra Kaymakamı Hamza Erkal Eminönü Tuvalet Parası Dayağı,
stres,
Aile Reisi Aile kendi reisini seçiyor Çok Güzel Hareketler Bunlar izle,
in konuğu olup.Hazreti Ömerin hayatını anlatıyor,
nin kredi notunu tarihinde ilk kez düşürdü. ,
Burçlara göre 2012 tahminleri nelerdir,
Ahmet Usta,
AByi karıştıracak Türkiye itirafı,
Hastaneye gidip iyileşememe devri bitiyor,
9. Türkçe Olimpiyatları Şarkı Finali 2011 - Qafar Şamilov - Zahidem - Azerbaycan 21 Haziran 2011,
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu,
edirne intihar,
İç Anadolu,
kapılar açılıp kapanıyor.,
ağız kokuları,
|
| |
|