|
|
|
|
 |
|
Bu Haber 02.01.2010 12:43:20
Eklenmiştir. 4014 Kez Okunmuştur. |
|
A - B Harfleri İle Başlayan Kız Bebek İsimleri ve Anlamları
|
BU HABERİ
BEĞEN VE
PAYLAŞ
|
|
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Abade |
Şen |
Farsça |
| Abbase |
(bkz. Abbas). Ahmed b. Hanbel'in hanımının ismi. Hz. Abbas'a mensup olan. |
Arapça |
| Abd |
Köle, hizmetçi, itaat edici. Kul. Sonuna Allah'ın isimleri getirilince bazı isimler m |
Arapça |
| Abdar |
1. Sulu, taze. 2. Parlak. 3. Sağlam vücutlu. 4. Nükteli. 5. Zarif, güzel, hoş. 6. Su |
Farsça |
| Abendam |
Güzel vücutlu, güzellik. |
Farsça |
| Abşar |
Şelale. |
Arapça |
| Açangül |
(bkz. Gül). |
Türkçe |
| Açe |
Sumatra adasının en kuzey kısmı. Önceleri burada Açe İslam devleti hüküm sürerdi. Şim |
Türkçe |
| Açelya |
Kokusuz, fundagillerden çeşitli renklerde çiçekler açan bir bitki. |
Yunanca |
| Acer |
Hz. İsmail (a.s.)'in annesi (bkz. Hacer). |
Arapça |
| Açıl |
Açılmak eyleminden emir; serpil |
Türkçe |
| Açılay |
Ayın dolunay halinde olmaya başlaması |
Türkçe |
| Aden |
Cennet Bahçesi |
Arapça |
| Adeviye |
1. İyilik, yardımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe. |
Arapça |
| Adile |
1. Doğruluk gösteren. 2. DoğruHer işinde adalet, doğruluk bulunan hükümet. 3. Adile S |
Arapça |
| Adina |
Güzel, şirin, sevimli Bu ismin anlamının yanlış olduğunu düşünüyorsanız, bize ulaşab |
Farsça |
| Adlina |
Adil anlamındadır. Anlamının yanlış yada eksik olduğunu düşünen ziyaretçilerimiz b |
Çerkez |
| Adniye |
(bkz. Adni). |
Arapça |
| Afafet |
1. Afıflik, temizlik, temiz olan. 2. Fenalıktan, günah işlemekten kaçınma. 3. Namuslu |
Arapça |
| Afet |
1. Büyük felaket, bela, musibet. 2. Çok güzel kadın, dilber |
Arapça |
| Afif |
1. İffetli, namuslu, ırz ve namus sahibi kadın. 2. Doğru, haramdan sakınan, yolsuzluğ |
Arapça |
| Afife |
. (bkz. Afif). IV. Mehmed'in hanımı. |
Arapça |
| Afitab |
l. Güneş, gün ışığı. 2. Çok güzel, dilber, parlak yüz. |
Farsça |
| Afitap |
Güneş / Çok güzel / Güzel yüz |
Farsça |
| Afra |
1. Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz toprak. Afra binti Ubeyde: Sahabe hanımlardan. |
Arapça |
| Afraze |
1. Nur, aydınlık, ışık 2. Kandil fitili. |
Farsça |
| Aftabe |
1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher. |
Farsça |
| Ağan |
Akanyıldız, ağma |
Türkçe |
| Ağca |
Beyaz tenli kadın. |
Türkçe |
| Ağgül |
Beyaz gül, ak gül. |
Türkçe |
| Ağustos |
Ağustos, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 8. ayı olup 31 gün çeker. Türkçe’ |
Latince |
| Ahenk |
1. Uygun, uyum düzen, armoni. 2. Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk, |
Farsça |
| Ahla |
Çok tatı. Pek şirin. |
Arapça |
| Ahlal |
Candan dost ,sevgili anlamına geliyor ikinci a ince söyleniyor duyan bayılıyor. |
Arapça |
| Ahra |
Daha layık, münasip, uygun |
Arapça |
| Ahter |
Yıldız. |
Farsça |
| Ahu |
1. Ceylan, karaca, gazal. 2. Güzel, ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benze |
Farsça |
| Aişe |
1. Yaşayan, zenginlik ve bolluk gören. Yaşayış. Aişe binti Ebu Bekir. Peygamberimiz ( |
Arapça |
| Ajda |
1. Filiz sürgün. 2. Çentik çentik olan şey |
Türkçe |
| Akanay |
Yıldız kümesi. |
Türkçe |
| Akasma |
Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani, tırmanıcı bir bitki. |
Türkçe |
| Akasya |
Küçük sıra yapraklı, gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir |
Yunanca |
| Akça |
1. Oldukça ak, beyazca. 2. Eskiden kullanılan küçük gümüş para, nakit. 3. Temiz, saf, |
Türkçe |
| Akçakiraz |
Bir kiraz çeşidi. |
Türkçe |
| Akçan |
Temiz, dürüst kimse |
Türkçe |
| Akçiçek |
Beyaz çiçekDaha çok örfte kullanılır. |
Türkçe |
| Akda |
Himaye altında olan cariye, kadın, köle. |
Arapça |
| Akdora |
Doruğu bulutlu dağ. |
Bilinmiyor |
| Akgül |
Beyaz gül. |
Türkçe |
| Akife |
1. Bir şey üzerinde azimle duran, sebatlı, kararlı. 2. İbadet eden hanım. |
Arapça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Akile |
(bkz. Akil) |
Arapça |
| Akipek |
İpek gibi kadın. |
Türkçe |
| Akis |
1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. Zıt, |
Arapça |
| Akkız |
Beyaz kadın. |
Arapça |
| Akkor |
Işık saçacak aklığa varıncaya kadar ısıtılmış olan. |
Türkçe |
| Akmar |
Aylar, yıldızlar. |
Arapça |
| Akmer |
Ay gibi beyaz (yüz) |
Arapça |
| Aknur |
Beyaz nur. |
Türkçe-Arapça |
| Akpınar |
(bkz. Pınar) |
Türkçe |
| Aksa |
En uzak. En son. Kusvâ. Nihayet. Irak |
Arapça |
| Aksen |
Sen aksın, temizsin, doğru ve namuslusun. |
Türkçe |
| Aksevil |
(bkz. Sevil). |
Türkçe |
| Aksu |
1. Temiz, pırıl pırıl su gibi. 2. Nehir |
Türkçe |
| Aksuna |
-Ak renkli yaban ördeği. |
Türkçe |
| Alagün |
Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava. |
Türkçe |
| Alamet |
1. İşaret, iz, nişan. 2. Remiz, sembol. 3. Belirti, emare. 4. Çok iri, şaşılacak büyü |
Arapça |
| Alangoya |
1. Altın geyik. 2. Ünlü Moğol destanının kutsal sayılan kadın kahramanı. |
Moğolca |
| Alanur |
(bkz. Nur). |
Arapça |
| Alapınar |
(bkz. Pınar). |
Türkçe |
| Alara |
Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama |
Bilinmiyor |
| Alarcın |
Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan |
Bilinmiyor |
| Alba |
Şafak, şafak vakti; tan, ortaya çıkma. (İtalyanca) Beyaz, ak, solgun, temiz, masum ( |
İtalyanca |
| Albina |
Kafkaslarda bir nehir. |
Çerkes |
| Alcan |
Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli. |
Türkçe |
| Alçin |
Kırmızı renkli küçük bir kuş türü |
Bilinmiyor |
| Aldeniz |
Kırmızı deniz, Türkler için özgürlük.. |
Türkçe |
| Aleda |
Nazli, kaprisli. |
Bilinmiyor |
| Alev |
1. Ateşten ve yanıcı cisimlerden çıkan parlak, çeşitli şekillere giren gazlardan meyd |
Türkçe |
| Aleyna |
1.Bizim üzerimize, bizim hakkımızda. Bize.(Kaynak : Osmanlıca sözlük)2.Esenlik ve güz |
Bilinmiyor |
| Algı |
1 . Kazanç, alacak. 2 . Rüşvet. 3 . Vergi. 4 . Bir şeye dikkati yönelterek, |
Türkçe |
| Algül |
Kırmızı gül. |
Türkçe |
| Algun |
1. Aklı alınmış. 2. Al renginde, koyu ve parlak pembe. 3. Tümsek, tepe. |
Farsça |
| Algune |
1. Serap. 2. Allık. |
Farsça |
| Alika |
1. Ozgur; 2. Asil,soylu; 3. Guzel genc kiz. |
Arapça |
| Alime |
(bkz. Alim). |
Arapça |
| Alinda |
Batı Anadolu ’da bir antik kent ismidir. |
Latince |
| Alisa |
asil,soylu |
Bilinmiyor |
| Alize |
Tropikal bölge denizlerinde sürekli olarak esen rüzgârın adı. |
Fransızca |
| Almaz |
Elmas demektir. |
Azerice |
| Almila |
Elma gibi kırmızı yanaklı güzel |
Bilinmiyor |
| Almina |
Al elma |
Bilinmiyor |
| Almira |
ay tutulması sırasında ayın çevresinde görünen kızıllık |
Bilinmiyor |
| Alpnur |
(bkz. Alp). |
Türkçe |
| Altın |
1. Parlak, san renkte, paslanmayan, kolay işlenebilen, ziynet eşyası olarak da kullan |
Türkçe |
| Altınbaşak |
Değerli kimse. |
Türkçe |
| Altınbike |
(bkz. Altınbaşak). |
Türkçe |
| Altınışın |
Işığın en güçlü anı. |
Türkçe |
| Altıniz |
(bkz. Altınışık). |
Türkçe |
| Altıntaç |
Altından taç. |
Türkçe |
| Altun |
Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken) |
Türkçe |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Amine |
Gönlü emin, kalbinde korku olmayan. Peygamber'in (s.a.s) annesinin adı. (bkz. Emine). |
Arapça |
| Amire |
(bkz. Amir). |
Arapça |
| Amre |
(bkz. Amr). |
Arapça |
| Anatolya |
anadolu |
Türkçe |
| Anber |
1. Ada balığının bağırsaklarında toplanan yumuşak, yapışkan ve misk gibi kokan, kül r |
Arapça |
| Andaç |
Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra |
Türkçe |
| Anife |
(bkz. Anif). |
Arapça |
| Anıl |
1. Anılmak eylemi. 2. Meşhur, ünlü. 3. Hatırlanan. |
Türkçe |
| Anise |
Cana yakın kız veya kadın. |
Arapça |
| Aram |
1. Dinlenme, sükun, karar. 2. Rahat, huzur, istirahat. 3. Oturma, eğlenme, ikamet etm |
Farsça |
| Aramcan |
-1. Gönül rahatı. 2. Sevgili, sevilen güzel. |
Farsça |
| Arca |
-1. Temiz, namuslu. 2. Aksak, topal. |
Arapça |
| Arefe |
1. Arife, dini bayramlardan bir evvelki gün. 2. Bir önceki gün. |
Arapça |
| Arife |
Bilgi ve irfan sahibi kadın. Uyanık, ince ruhlu, latif. |
Arapça |
| Armina |
Emine, korkusuz, yürekli. Anlamlarını taşımaktadır. |
Arapça |
| Armine |
İbranice isim. (bkz. Emine). |
İbranice |
| Arnisa |
Çok namuslu kadın. |
Arapça |
| Arrafe |
(bkz. Arraf). |
Arapça |
| Arüsek |
1. Gelin, küçük gelin. 2. Bebek gibi güzel kız. 3. İşlemecilikte kullanılan yeşil par |
Farsça |
| Arzu |
1. İstek, bahşiş. 2. Emel, heves, meyl. 3. Özlemek, müştak olmak. "Arzum" olarak da k |
Arapça |
| Arzum |
Çok istenilen amaç |
Türkçe |
| Arzuman |
(bkz. Arzu). |
Arapça |
| Asayra |
Hayat veren |
Arapca |
| Aşden |
Aşkın en güzel hali |
Bulgar |
| Asel |
Cennetteki dört ırmaktan biri. bal ırmağı |
Arapça |
| Asena |
Asena Türk mitolojisinde önemli bir rol oynayan efsanevi bir dişi kurttur. Eski Türkl |
Türkçe |
| Asenay |
Asena ve ay kelimelerinden türetilmiş bir isimdir. |
Çerkezce |
| Asıfe |
Şiddetle esen rüzgar. Kur'an'da Yunus 22, İbrahim 18 ve En'am suresi 81. ayetlerde ge |
Arapça |
| Asilay |
Üstün, soylu, ay gibi asil. |
Türkçe |
| Asıma |
(bkz. Asım). |
Arapça |
| Aşina |
1. Bildik, dost, arkadaş, tanıdık, aşna: 2. Sıfat Bilinen, tanıdık olan. |
Farsça |
| Aşire |
1. Onuncu. Tâsia’nın altmışta biri. Anlamının yanlış yada eksik olduğunu düş |
Bilinmiyor |
| Asiye |
1. Sütun, direk, kolon. 2. Mersingiller, mersin ağacı türünden ağaçlar. 3. İsyan eden |
Arapça |
| Aşkınay |
(bkz. Aşkın). |
Türkçe |
| Aslı |
1. Asıl, tek, dip, kütük, temel, esas, kaide, kural, hakikat. 2. Soy, sop, nesep. 3. |
Arapça |
| Aslıhan |
Aslı ve Han kelimelerinden türetilmiş birleşik bir isimdir. Kerem ile Aslı hikayesini |
Arapça-Türkçe |
| Aslin |
Eski ermenilerdeki bir kraliçenin adı |
Ermenice |
| Aslınur |
Asıl nur (gerçeği nur olan). |
Arapça |
| Aslışah |
Soyu şah |
Arapça |
| Aspurçe |
Küçük çiçeğim Orhan gazinin eşinin ismi |
Osmanlıca |
| Asu |
1.Afacan 2. Isyan eden |
Türkçe |
| Asude |
1. Rahatlamış, sükuna ermiş, keder ve sıkıntıdan uzak, müsterih. 2. Sakin, sessiz. |
Farsça |
| Asuela |
Asu ve ela kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. |
Türkçe |
| Asya |
Dünyadaki kıtaların en büyüğü. |
Türkçe |
| Atıfa |
(bkz. Atıf). |
Arapça |
| Atıfet |
1. Birine iyi niyet ve sevgi ile yönelme, teveccüh, meyi. 2. Karşılık beklemeden göst |
Arapça |
| Atike |
(bkz. Atik). Atike: Kureyş kabilesinden Zeyd b. Amr'ın kızıdır. Hicretten önce İslami |
Arapça |
| Atiye |
1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal. |
Arapça |
| Atsan |
Susuz, susamış, teşne. |
Arapça |
| Atufet |
Şefkat, merhamet. |
Arapça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Atyeb |
Çok güzel, pek güzel. |
Arapça |
| Avesta |
Zerdüşt dinine ait ilk kanun içerikli dini kitap. |
Zerdüşt |
| Avniye |
1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyi |
Arapça |
| Avşar |
Oğuzların önemli bir kolu. Büyük Selçuklu Devleti'nin kurulması ve yakındoğunun Türkl |
Türkçe |
| Ayanfer |
Gözün ışığı, nuru. |
Arapça |
| Ayasun |
(bkz. Aysun). |
Türkçe |
| Aybel |
Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen |
Bilinmiyor |
| Aybelen |
Ay ve belen’in birleşiminden oluşmuştur. Belen anlamı : 1. dağ beli, dağın aşıl |
Türkçe |
| Ayben |
Ay benizli. |
Türkçe |
| Aybeniz |
Güzel yüzlü. |
Türkçe |
| Aybike |
(bkz. Ayben). |
Türkçe |
| Aybiken |
Eski Türk hükümdarlarından birinin hanımının ismi. |
Türkçe |
| Aybüke |
ay ışığı,ay gibi parlak,ay yüzlü,ay benizli,akıllı zeki. |
Türkçe |
| Ayca |
Ay gibi güzel, ışıklı, parlak. |
Türkçe |
| Aycan |
İçi aydınlık |
Türkçe |
| Ayçıl |
1. Işık saçan, sürekli parlaklık veren ay. 2. Ay gibi. |
Türkçe |
| Ayçin |
Ayçın, ay gibi, aya benzer |
Türkçe |
| Aydan |
Ay'a dahil olan. Ay gibi. |
Türkçe |
| Aydanur |
Ay'ın ışığı, aydan yayılan ışık. |
Türkçe |
| Aydil |
Ay gibi güzel temiz kalpli anlamı taşır. |
Arapça |
| Aydilek |
Ay ve dilek isimlerinden oluşmuş birleşik isim. Ay'a ait arzu, istek. |
Türkçe |
| Aydınay |
(bkz. Aydın). |
Türkçe |
| Aydoğdu |
Doğmakta olan ay. Ay doğdu Bey. Ertuğrul Gazi'nin oğlu veya torunu (1302). |
Türkçe |
| Ayfer |
1. Ayyüzlü, ay gibi güzel, parlak ışık saçan. 2. Şan, haşmet sahibi. |
Türkçe-Farsça |
| Aygen |
1. Dost, arkadaş. 2. Sevgili, yar. 3. Temiz yaratılıştı. |
Türkçe |
| Aygül |
Ay'ın gülü. |
Türkçe |
| Ayhatun |
Ay yüzlü kadın. Ay ve hatun kelimelerinden birleşik isim. |
Türkçe |
| Ayilkin |
İlk çocuklara takılan isim. |
Türkçe |
| Ayke |
Sık koruluk. |
Arapça |
| Ayla |
Ay'ın ve güneşin etrafında bazı zamanlarda görülen halka, ayla. Beyaz ışık. (bkz. Hal |
Türkçe |
| Aylin |
Ay'a ait. |
Türkçe |
| Ayliz |
1. Cennette bir bahçe 2.Ay parıltısı. |
Bilinmiyor |
| Aymina |
Anlamı ve kökeni hakkında fikir sahibi olanlar bizi bu konuda aydınlatabilirlerse çok |
Bilinmiyor |
| Aynamelek |
Melek gibi, melek görünüşlü kadın. |
Türkçe-Arapça |
| Aynıhayat |
– Hayatın gözü, hayat pınarı. |
Arapça |
| Aynur |
Ay ışığı. |
Türkçe-Arapça |
| Aypare |
Ay parçası. |
Farsça-Türkçe |
| Ayperi |
Ay yüzlü güzel, dilber. |
Türkçe-Farsça |
| Ayriz |
Ay ’ın denize ilk yansıyan ışığı. Anlamının eksik yada yanlış olduğunu düşün |
Bilinmiyor |
| Ayşe |
Yaşayan. Rahat yaşayan. (Geniş bilgi için bkz. Aişe). |
Arapça |
| Ayşegül |
Güleç, güler yüzlü |
Türkçe |
| Aysel |
1. Bol ışık saçan, ay. 2. Ay'ın en parlak zamanında doğan. |
Türkçe |
| Aysema |
Ay gözlü. |
Türkçe-Arapça |
| Aysen |
Ay gibi güzel. Parlak ve nurlu. |
Türkçe |
| Ayşenur |
Nurlu, ışıltılı hayat. |
Arapça |
| Ayser |
"Parlaklık ver, aydınlık getir" anlamına gelmektedir. |
Türkçe |
| Ayseven |
(bkz. Aysev). |
Türkçe |
| Ayşıl |
Ay gibi ışıl ışıl. Ay ve şıl kelimelerinden birleşik isim. |
Türkçe |
| Aysima |
Çehresi, yüzü ay gibi parlak, nurlu, ışıklı, kutlu, uğurlu olan. |
Bilinmiyor |
| Ayşin |
(bkz. Ayşıl). |
Türkçe |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Ayşirin |
Sevimli ay, ay gibi sevimli. Şirin. |
Türkçe |
| Aysu |
Su gibi berrak ay. |
Türkçe |
| Aysuda |
Suya yansıyan ay. |
Türkçe |
| Ayşule |
1. Ay kıvılcımı. 2. Ay ışığı. |
Türkçe-Arapça |
| Aysun |
Ay gibi ışıltılı ve güzelsin anlamında. |
Türkçe |
| Aysuna |
(bkz. Aysu). |
Türkçe |
| Aysunay |
(bkz. Aysu). |
Türkçe |
| Ayten |
1. Ay yüzlü. 2. Teni beyaz ve parlak olan. 3. Güzel vücutlu. |
Türkçe |
| Aytül |
Ay ve tül kelimelerinden oluşan birleşik isimlerden. Son zamanlarda yapılmış, uydurma |
Türkçe |
| Ayüstün |
Ay’dan üstün, yukarı, yüksek |
Türkçe |
| Ayyüksel |
Yükselen ay. |
Türkçe |
| Ayza |
Ay gibi güzel yüzlü kız |
Bilinmiyor |
| Ayzıt |
Eski türklerde güzellik, iffet, doğum tanrıçasının adı. Türk mitolojisi |
Türkçe |
| Azade |
(bkz. Azad). |
Farsça |
| Azel |
Azel ismi Tdk’ nın terimler sözlüğünden öğrendiğimiz kadarı ile "Siyasal ekonom |
Türkçe |
| Azime |
1. Kesin kararlılık, niyet, sebat. 2. Cin, yılan ve benzeri şeylerin şerrinden kurtul |
Arapça |
| Azimet |
1. Kuvvetli bir iradeye dayanan karar, yemin anlamına gelmektedir. 2. Herhangi bir ko |
Arapça |
| Azize |
(bkz. Aziz). |
Arapça |
| Azmidil |
Gönül yüceliği. |
Arapça-Farsça |
| Azmiye |
(bkz. Azmi). |
Arapça |
| Azra |
1. Bakire, kızoğlan kız. 2. Ayak değmemiş kum. 3. Delinmemiş inci. 4. Hz. Meryem'e ve |
Arapça |
| Azze |
1. Dişi ceylan yavrusu. 2. Yüce, şerefli. |
Arapça |
| Bade |
Şarap, içki. İsim olarak kullanılmaz. |
Farsça |
| Badegül |
Bade ve gül kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiş bir isimdir. Bade : Şarap, |
Farsça |
| Badem |
1. Gülgillerden ülkemizin her bölgesinde yetişen ağaç. 2. Bu ağacın yaş ve kuru yenen |
Farsça |
| Badiye |
Çöl, kır. |
Arapça |
| Bağdagül |
Değeri ölçülemeyen gül. |
Türkçe |
| Bağdat |
İrak'ın başkenti olan tarihsel kent. Bağdat Hatun: (XIV. yy.) Emir Coban'ın güzelliği |
Arapça |
| Bahanur |
Değerli Işık |
Türkçe |
| Bahar |
1. Kışla yaz arasındaki mevsim. 22 Mart'la Haziran arası, ilkyaz. 2. Güzellik, güzel. |
Farsça |
| Bahira |
1. Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi old |
Arapça |
| Bahire |
1. Işıklı, parlak, güzel. 2. Dikenli ağaç. 3. Açık, apaçık. 4. Çok koşan cins deve. 5 |
Arapça |
| Bahise |
Söz eden, bahseden. |
Arapça |
| Bahriye |
1. Donanmaya ait (bkz. Bahri). 2. Libya çölünde vahalar grubu, Bahriye, Mısır'ın büyü |
Arapça |
| Bahşende |
Bağışlayan, ihsan eden. Afveden. |
Osmanlıca |
| Bahtınur |
Talihli, şanslı, yazgısı parlak. |
Arapça |
| Bahtişen |
Talihi, kaderi, kısmeti şen. (bkz. İkbal). |
Arapça-Farsça |
| Bahtiser |
Talihli, şanslı, iyi yazgılı. İşleri başından beri iyi giden. |
Arapça-Farsça |
| Bakinaz |
Sürekli nazlanan, çok nazlı. |
Farsça |
| Bakiye |
Şehvetli kadın. İsim olarak kullanılmaması uygundur. |
Arapça |
| Balahatun |
Üstün, asil kanlı. Değerli soy mensubu. Balahatun: Şeyh Edebali'nin kızı ve Osman bey |
Türkçe |
| Balca |
Bal damlası, bal gibi |
Türkçe |
| Baldan |
Bal gibi tatlı, şirin, hoş. |
Türkçe |
| Balgın |
1. Bal'a doymuş. 2. Çok tatlı, bal gibi. |
Türkçe |
| Balhan |
Hazar denizi sahilinde Anuderyanın eski yatağının denize vardığı yerde bir dağ silsil |
Türkçe |
| Balın |
(bkz. Balım). |
Türkçe |
| Balizza |
Çok zarif çok güzel ve çok ahlaklı bayan manasına geliyor. |
Arapça |
| Balkız |
Şirin, tatlı, hoş. Belkıs adının örfte söylenişi. |
Türkçe |
| Banu |
1. Kadın hatun, hanım. 2. Kraliçe, prenses. 3. Gelin. 4. Şarap ve gül suyu gibi şeyle |
Farsça |
| Banugül |
(bkz. Banu). |
Farsça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Banuhan |
(bkz. Banu). |
Farsça |
| Baran |
1. Yağmur. Mevsim-i Baran, yağmur mevsimi. |
Farsça |
| Barçın |
Bir tür ipekli kumaş. |
Türkçe |
| Barika |
Şimşek, yıldırım parıltısı. |
Arapça |
| Basiret |
1. Göz açıklığı, inceden inceye etraflı derin görüş. 2. Ön görüş, seziş. |
Arapça |
| Basriye |
(bkz. Basri). |
Arapça |
| Batıgül |
Batı'da açan yetişen gül. |
Türkçe |
| Baylan |
1. Nazlı, şımarık. 2.Bayla büyüdü bir dediği iki edilmedi. |
Türkçe |
| Bedahşi |
(bkz. Bedahşan). |
Farsça |
| Bedia |
1. Yüksek estetik değerde, sanat eseri. 2. Beğenilen ve takdir edilen şey. Eşi az bul |
Arapça |
| Bedihe |
1. Düşünmeden, birden bire söylenen güzel söz. 2. Başlangıç. |
Arapça |
| Bedinur |
(bkz. Bedi). |
Arapça |
| Bediran |
1. İşleri kötü idare eden. 2. Çapkın kadın. |
Farsça |
| Bedirnisa |
Dolunay kadar güzel kadın anlamdadır. |
Arapça |
| Bedran |
1. Sert başlı at.2. Daima. 3. Hoş latif, yakışıklı. |
Farsça |
| Bedreke |
Yol gösteren, kılavuz. |
Farsça |
| Bedriye |
1. Ay gibi. Ay kadar güzel. Ay'a ait. 2. Sühreverdiyye tarikatının altı şubesinden bi |
Arapça |
| Bedrunnisa |
Dolunay yüzlü kadın. |
Arapça |
| Begüm |
Kadın hükümdar, prenses. Doğu Türk hükümdarlarının harem ve kızlarına isim olarak ver |
Farsça |
| Begün |
Gün |
Türkçe |
| Behice |
Şen, güzel, güleryüzlü kadın. (bkz. Behiç). |
Arapça |
| Behire |
1. Güzel kadın. Soyu-sopu temiz kadın. 2. Şişmanlıktan dolayı nefes darlığı olan. |
Arapça |
| Behiye |
Beha'dan güzel. |
Arapça |
| Behnane |
Güleryüzlü, iyi huylu ve daima gülen kadın. |
Arapça |
| Behra |
l. Onun için ondan dolayı. 2. Bir Arap kabilesi olup Hunus ovasında yerleşmişlerdir. |
Farsça |
| Behrem |
Asfur çiçeği kırmızı gül. |
Arapça |
| Bejna |
Boyu, endamı güzel. |
Kürtçe |
| Bekem |
Sağlam, dayanıklı aynı zamanda bir ağaç ismi. |
Bilinmiyor |
| Belçim |
Çim yaprağı |
Arapça |
| Belemi |
Peygamber çiçeği,mavikantaron olarak bilinen çiçek |
Arapça |
| Belgin |
1. Alamet, nişan, marka. 2. Tam ve kesin olarak belirlenmiş, sarih. |
Türkçe |
| Belik |
Saç örgüsü. |
Türkçe |
| Belin |
Gözlerini açıp baka kalmış şaşkın. |
Türkçe |
| Belinay |
Ayın gölün yüzeyine yansıması, Peygamber Çiçeği |
Türkçe |
| Belit |
Başka bir önermeye götürülemeyen ve kanıtlanamayan, böyle bir geri götürme ve kanıtı |
Türkçe |
| Beliz |
İşaret, im, iz. |
Bilinmiyor |
| Belkıs |
Müslümanların seba melikesine verdikleri isim. Güneşe tapan bir kavmin kraliçesi iken |
Arapça |
| Belma |
Yumuşak, sakin, telaşsız (kimse). |
Bilinmiyor |
| Belmanur |
Belma ve nur isimlerinden meydana gelmiştir. |
Bilinmiyor |
| Benal |
Ben-Al |
Bilinmiyor |
| Benan |
Parmakla gösterilecek kadar güzel |
Bilinmiyor |
| Benazir |
Bir tane. Eşsiz, tek anlamlarını taşır. |
Arapça |
| Bengisu |
Ebedilik, ölümsüzlük veren su, Ab-ı hayat. |
Türkçe |
| Bengü |
Ebedi, sonu olmayan. |
Türkçe |
| Bengübade |
Parıldayan,ışık saçan |
Türkçe |
| Bengül |
Üzerinde benekler bulunan gül |
Türkçe |
| Beniz |
Türkçe anlamı "Yüz rengi" dir. |
Türkçe |
| Benna |
Yapı yapan, mimar, kalfa, dülger. |
Arapça |
| Bennur |
Ben nur gibi parlak ve güzelim anlamında kullanılan bir ad. |
Türkçe |
| Bensu |
Su gibi aziz benlik |
Türkçe |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Beray |
Ay'ın en ışıltılı, en parlak hali |
Türkçe |
| Berceste |
1. Seçilmiş, beğenilmiş. 2. Güzel, hoş, latif. |
Farsça |
| Berçin |
Toplayıcı. |
Farsça |
| Bercis |
1."Müşteri" denilen yıldız, Jüpiter gezegeni. 2. Sütü çok olan deve. |
Arapça |
| Bereket |
1. Bolluk. 2. Meymenet, saadet, mutluluk, Allah vergisi. |
Arapça |
| Berfin |
1. Kardan yapılmış. 2. Tertemiz, kar gibi beyaz. |
Farsça |
| Bergüzar |
Hediye, hatıra, andaç. |
Farsça |
| Bergüzin |
Seçkin, beğenilmiş makbul. |
Farsça |
| Beria |
Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili. |
Arapça |
| Berika |
Şimşek parıltısı. |
Arapça |
| Berikanur |
Bknz. Berika ve Nur |
Arapça |
| Beril |
Arınmış, aklanmış |
Bilinmiyor |
| Berire |
İnam ve ihsan sahibi. Saliha ve vazifesini yapan hanım. |
Arapça |
| Berivan |
Dağ çiçeği. Kayalık yerlerde yetişen ve etrafında hiçbir bitkinin yaşamasına izin |
Bilinmiyor |
| Bermal |
Dağ tepesi, doruk. (bkz. Şahika, zirve). |
Farsça |
| Berrak |
1. Duru, saf, bulanık olmayan, nurlu. 2. Şimşek, parıltı. 3. Kulağa hoş gelen ses. |
Arapça |
| Berraka |
Aydınlık görünüşlü güzel kadın. |
Arapça |
| Berran |
Kesen, kesici, keskin. |
Farsça |
| Berre |
Peygamberimiz hanımlarından ikisinin ilk isimlerini değiştirmiştir. Biri Cüveyriye, d |
Arapça |
| Berrin |
Yüksek yüce. |
Farsça |
| Berru |
1İyilik eden, iyiliği ve mükâfâtı çok olan. 2Sözünü yerine getiren. |
Arapça |
| Berşan |
Ümmet. Bir peygamberin din ve kitabını kabul ve tasdik eden kimse. |
Farsça |
| Berşe |
Hep, bütün, çok. |
Türkçe |
| Berva |
Fırtına anlamını taşımaktadır. |
Lazca |
| Berzah |
İnsanların ölümden sonra kıyamete kadar bekleyeceği yerdir. Ayrıntılı bilgi için |
Arapça |
| Besamet |
Güleryüzlülük, şenlik. |
Arapça |
| Beşaret |
1. Müjde, muştu, iyi haber. 2. Güler yüzlülük, gülümseme. |
Arapça |
| Besime |
(bkz. Besim). |
Arapça |
| Beşire |
1. Müjde getiren, müjdeci. 2. Güleryüzlü, güleç hanım |
Arapça |
| Beste |
1. Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş bağlanmış. 2. Müzikte, şarkının makam ve ahengi. |
Farsça |
| Beşuş |
1. Okşadıkça süt veren deve. 2. Araplarca çok meşhur ve meş'um bir kadın. |
Arapça |
| Betigün |
Beti + Yüz (Bet: benizdeki gibi) Gün : Aydınlık, aydınlık yüz |
Türkçe |
| Betil |
Temiz, iffetli |
Arapça |
| Betül |
1. Bakire. 2. Erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın. 3. Ayrı kök sala |
Arapça |
| Betülay |
(bkz. Betül). |
Arapça |
| Beyaz |
1. Ak, en açık renk. 2. Aydınlık. 3. Deri rengine göre bir insan ırkı. 4. Yumurta akı |
Arapça |
| Beyda |
1. Tehlikeli yer. 2. Sahra, çöl. 3. Mekke ile Medine arasında düz bir yer. |
Arapça |
| Beyhan |
Hükümdarların üstünü. Seçkin han. Beyhan Sultan: Mustafa III. kızı. |
Türkçe |
| Beyna |
"iki el arasındaki sevgi" anlamındadır. Kuran’ da yer alan bir kelimedir. |
Arapça |
| Beysun |
Nazik insan. |
Türkçe |
| Beytiye |
Eve ait, evle ilgili. |
Arapça |
| Beyza |
1. Daha ak, çok beyaz. 2. Günahtan kaçınmış. Günahla kirlenmemiş. |
Arapça |
| Beyzagül |
Lekesiz, tertemiz gül anlamındadır. |
Türkçe |
| Beyzanur |
Işık saçan nur |
Arapça |
| Bezen |
Süs, benek, zinet. |
Türkçe |
| Bezmi Alem |
Dünya meclisi, sohbet toplantısı. Bezm-i Alem Sultan. Sultan Abdülmecid'in annesi. |
Arapça |
| Bidayet |
Başlama, başlangıç. |
Arapça |
| Bige |
Evlenmemiş, çouğu olmamış. |
Türkçe |
| Bihruz |
İyi gün, güzel gün anlamında. Bihruze Hatun: Şah İsmail'in zevcesi. Çaldıran'da yenil |
Farsça |
| Bihter |
Pek iyi, daha iyi. |
Farsça |
| İsim |
Anlamı |
Kökeni |
| Bihterin |
En iyi, pek iyi. |
Farsça |
| Bilge Hatun |
Kutluk Han'ın annesi. Türk hükümdarı (VIII.yy-). |
Türkçe |
| Bilgen |
(bkz. Bilge). |
Türkçe |
| Bilginur |
Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı. |
Türkçe-Farsça |
| Bilgiser |
(bkz. Bilginer). |
Türkçe-Farsça |
| Bilgiye |
Bilgin hanım.Yanlış yapılmış isimlerdendir. |
Türkçe |
| Bilgün |
(bkz. Bilgin). |
Türkçe |
| Billur |
1. Bazı cisimlerin tabi olarak aldıkları geometrik şekil. 2. Duru, berrak, kesme cam, |
Arapça |
| Bilsen |
Kendini bil. |
Türkçe |
| Bilun |
Yarım Ay |
Bilinmiyor |
| Binay |
Bin tane ay, çok kuvvetli ışık. |
Türkçe |
| Binhan |
Hanların hanı. |
Türkçe |
| Binnar |
Ateş topları, aynı zamanda bin nar tanesi anlamı taşır. |
Türkçe |
| Binnaz |
1. Nazlı. 2. Cilveli. 3. Allah'a yalvaran. |
Türkçe |
| Binnur |
1. Nurla özdeşleşmiş. 2. Bin tane nur. |
Türkçe |
| Biray |
Ay gibi tek, eşsiz. |
Türkçe |
| Birben |
Bir ve Ben in birleşiminden oluşmuş bir isimdir. Sadece ben olarak anlamlandırılabili |
Türkçe |
| Birce |
Tek, eşsiz, biricik. |
Türkçe |
| Bircis |
Gezegen, Jüpiter, müşteri yıldızı, bercis. |
Arapça |
| Birgi |
Batı Anadolu'da İzmir ilinin Ödemiş ilçesinin merkezi, Bozdağ eteklerinde kurulmuştur |
Türkçe |
| Birgül |
Bir tane, tek gül. Kıymetli gül. |
Türkçe |
| Biricik |
Tek, bir tane, emsalsiz |
Türkçe |
| Birim |
Bir tanem, biriciğim. |
Farsça |
| Birsen |
Sadece sen, tek sen. |
Türkçe |
| Birsev |
Tek sevgili. |
Türkçe |
| Birsin |
Yonca. |
Arapça |
| Birsu |
Özel bir su, biricik su gibi |
Türkçe |
| Bitengül |
Güllerin bitmesi. |
Türkçe |
| Bucak |
Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad |
Türkçe |
| Budesur |
Su gibi tatlı iyi huylu şeker cana yakın |
Bilinmiyor |
| Buğçe |
Cennette bulunan sarmaşığın ismi aynı zamanda yere düşen ilk kar tanesi. |
Bilinmiyor |
| Buğlem |
Cenneti müjdeleyen melek |
Arapça |
| Buhayra |
1. Küçük deniz. 2. Mısır'ın kuzeybatısında bir şehir. |
Arapça |
| Buket |
Çiçek demeti. |
Farsça |
| Bukle |
Kıvrılmış, küçük lüle şeklinde saç. |
Farsça |
| Büklüm |
Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka. |
Türkçe |
| Bülbül |
1. Sesinin güzelliğiyle ünlü ötücü kuş. 2. Sesi çok güzel olan kimse. Bülbül Hatun: B |
Arapça |
| Burçe |
Küçük takım yıldız |
Türkçe |
| Burçin |
Dişi geyik. |
Türkçe |
| Burcu |
Güzel koku. |
Türkçe |
| Bürde |
1. Hırka, Arapların gece üzerlerine örttükleri, gündüz giyindikleri elbise. 2. Ka'b b |
Arapça |
| Bürke |
1. Martı. 2. Havuz, gölcük. |
Arapça |
| Buse |
Öpüşmek, öpmek. |
Farsça |
| Busem |
(Bu kelimede iyelik eki var yani sahiplenme eki (m)) Benim Olan |
Türkçe |
| Busena |
Öpüşmek, öpmek anlamına gelen buse ve 1. Övgü ile ilgili. 2. Şimşek parıltısı anlamla |
Arapça/Farsça |
| Büşra |
Müjde, sevinçli haber. |
Arapça |
| Büşranur |
Büşra ve Nur kelimelerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir. |
Arapça |
| Büte |
Fidan. |
Türkçe |
| Büteyra |
1. Güneş. 2. Sabah. |
Arapça |
| Cabire |
(bkz. Cabir). |
Arapça |
|
|
|
|
|
HaberSinerji.Com
Sitemizde Yayınlanan Haber, Yazı, Video, Makale ve Dökümanları
Sitemiz Paylaşım Amaçlı Sunar Ve Hiçbir Sorumluluk Kabul Etmez.
|
| |
|
Yeni Medya (%50 Burslu),
bedava TGRT izle,
ı terketme düşüncesine kapılmasın.,
61.hükümetin yeni İçişleri Bakanı kim oluyor-olacak,
ticari ortakları Avustralya,
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü Kontenjan Listesi,
Eskısehır 2011 yılı imsakiyesi,
Bekir Erciyes kendi klibi,
böylece IMF,
hakim atamaları,
VİDEO- Real Madrid 4-2 Levante Maçı Golleri ve Geniş Özeti vede Full Tekrar İZLE 12 Şubat 2012,
CNNTürk Canlı İzle,
doğu hizmeti şartları neler,
Aile içi şiddet özel hayat kabul ediliyo,
Fener Anadolu Lisesi,
Yalvaç ili ilçesi 12 haziran 2011 seçim sonucu,
haftanın en güzel golleri Süper Gol Spor Programı Lig Tv maç özetleri,
12 Haziran 2011 Milletvekili Seçimi Ümraniye İlçesi Kesinleşmiş Sonucu,
mitinginde BDP,
Barcelona maçının geniş özeti,
mehmet aslanoğlu,
Muammer Kaddafi Son Görüntüleri ve Son Sözleri Kaddafiyi Kim Buldu İzle (18+) FOTO-VİDEO 21.10.2011,
Eln.Bçvş.M.Ali K,
mekke kamerası,
Mehmet Ali Erbil,
Osmaneli ili ilçesi 12 haziran 2011 seçim sonucu,
Key Ödemeleri Sorgulama,
erkeklerin top merakı,
Tütün Eksperliği Y.O. 1.923 ,
ömer kartal öldü,
|
| |
|